Al Jazeera'nin haberine göre İran’daki son protestolar uluslararası basında geniş yer bulurken, hükümet ile halk şiddetin sorumluluğunu birbirine yüklüyor. Tahran yönetimi, olayların arkasında dış müdahale olduğunu savunuyor. Bu gösteriler, 1979’daki İslam Devrimi sonrası ülkede yaşanan uzun protesto döngüsünün yeni halkalarından biri.
İlk gelen bilgilere göre 2 binin üzerinde protestocu İran'da hayatını kaybederken bazı isimler hakkında idam kararları da verildi. ABD kanadı ise protestoculara 'dayanın' çağrısında bulundu.
1979-Devrim ve ilk yaptırımlar
Şubat: Ayetullah Ruhullah Humeyni, Irak ve Fransa’daki 14 yıllık sürgünün ardından İran’a döndü.
Nisan: Referandum sonrası İran, resmen İslam Cumhuriyeti olarak ilan edildi.
Kasım: ABD’nin Tahran Büyükelçiliği işgal edildi; 444 gün süren rehine krizi başladı. Kriz sonrasında ABD, İran’a ilk yaptırımları uyguladı.
1980-1988: İran-Irak savaşı
Eylül 1980: Irak ordusu İran’a yönelik geniş çaplı saldırı başlattı; sekiz yıl sürecek İran-Irak Savaşı başladı. Çatışmalarda yaklaşık 500 bin kişi yaşamını yitirdi ve İran ağır kayıplar verdi.
Savaş sırasında Irak’ın İranlılara ve Iraklı Kürtlere karşı kimyasal silah kullandığı uluslararası raporlarla kayda geçti.
Ocak 1981: Tahran rehine krizi, tüm rehinelerin serbest bırakılmasıyla sona erdi.
Haziran 1981: Tahran’daki İslam Cumhuriyet Partisi binasında düzenlenen bombalı saldırıda Yargı Başkanı Muhammed Beheşti dahil çok sayıda üst düzey isim hayatını kaybetti.
Ağustos 1981: Cumhurbaşkanı Muhammed Ali Recai ve Başbakan Muhammed Cevad Bahonar, Bakanlar Kurulu toplantısı sırasında düzenlenen bombalı saldırıda öldürüldü.
1982: İsrail’in Lübnan’ı işgali sonrası İran, bölgedeki Şii direniş gruplarını desteklemeye başladı; bu süreç daha sonra Hizbullah’ın oluşumuna dönüştü.
Temmuz 1988: ABD’ye ait USS Vincennes savaş gemisi, İran Air’e ait bir yolcu uçağını Hürmüz Boğazı yakınında vurdu; 290 kişi hayatını kaybetti.
Ağustos 1988: Birleşmiş Milletler arabuluculuğunda ateşkes yürürlüğe girdi ve savaş fiilen sona erdi.