BU KAPIYI BİZ AÇTIK
Elbette yüksek sezonda rakibimiz değiller. Hizmet kalitemiz de onlardan çok iyi. Ama yine de belli bir seviyeye ulaştılar. Bunu sağlayan biraz da Türk yatırımcılar oldu. Mısır’da hakikaten iyi tesisler yapıldı. Bunu eleştiriyoruz ancak aynı zamanda da gurur duyuyoruz.”
Vallahi Mısır’la ilgili yorum yapmak istemiyorum.
Yorum yaparsam “friendly fire” kurbanı olabilirim…
HİKÅYE DUBAİ’DE BAŞLAMIŞ
Gelelim COP31 meselesine.
Bugünkü Hürriyet’in ekonomi sayfasında bazı detaylara yer verdim.
Ancak Kaan Bey’in zirveyle ilgili anlattığı birkaç hususu özellikle öne çıkarmak lazım.
Bir kere bu zirvenin önemini iyi kavramak gerekiyor.
Çünkü bu ev sahipliği, dünden bugüne atılan basit adımlarla kazanılmamış.
COP31 için yürütülen operasyonun perde arkasını bakın Kaan Bey nasıl anlatıyor:
BU ZİRVEYİ ÇOK İSTİYORDUK
“COP 31’in kazanılma süreci aslında COP 28’de, yani Dubai’de başladı. Orada TGA ve biz ülkemizi çok iyi temsil ettik. Neler yapabileceğimizi anlattık. Pandemi sürecindeki organizasyon becerimizi ortaya koyduk. Anlattıklarımız gerçekten çok ilgi gördü. Ve bugün Avustralya ve Almanya’nın da aday olduğu çok özel bir organizasyona ev sahipliği yapacağız. Kamuoyu Türkiye’nin ne kadar büyük bir iş başardığını henüz anlamadı. Antalya G-20’ye ev sahipliği yaptı. Ama COP 31 bundan da büyük.
MARKA DEĞERİ YÜKSELECEK
G-20’ye 20 devlet adamı geldi, COP 31’e 70 isim bekleniyor. G-20 de toplam katılımcı sayısı 10 bindi. COP 31’de 80 bini aşacağız. Belek, Lara ve Kundu’nun tamamı bu organizasyon için ayrılacak. Şu an çok yoğun bir hazırlık var. Bu organizasyonla konaklama dönemi uzayacak hem turizmci hem şehir kazanacak.”
Kaan Bey yerden göğe kadar haklı.
Neden?
Kamuoyuna bakıyorum zirve hak ettiği değeri görmüyor.
Umarım bu bakış açısı 9 Kasım’a kadar değişir…🤫