BOĞAZİÇİ BELGESELİ’NDEN BENİM ANLADIKLARIM
- Bir belgesel izledim Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşananlarla ilgili. Evet, belgeselde iki tarafa da yer verilmiş. Ancak belgesel, daha çok üniversite yönetiminin tezlerini savunmaya çalışıyor.
- Belgeselde en çok dikkatimi çeken husus şu oldu: Rektör Naci İnci, süper uzlaşmacı ve analitik bir tutum alırken, Rektör karşıtları biraz daha uzlaşmaz görünüyor.
- Boğaziçi’ne alınan ve “İslamcı” falan diye yaftalanan hocaların durumu da çok şaşırttı beni. İngiltere’nin, ABD’nin en prestijli üniversitelerinde hocalık yapmış bu isimler. Akademik başarıları muazzam.
- Naci İnci Hoca da yönetimde görev alan diğer hocalar da Boğaziçi’ne sonradan gelen isimler değil. 90’lı yıllardan beri bu üniversitenin içindeler.
- Benim için önemli olan şu: Dünya çapında başarılı Boğaziçi Üniversitesi, şu anda bir çöküş içinde mi? Rektör Naci İnci Hoca diyor ki: “Geçmişte başarılıydık, şimdi daha da başarılıyız. Sıralamalarda daha da öne geçmiş durumdayız.”
- Naci İnci’nin “elit olmak” ve “elitist olmak” konusunda söylediğini pek sevdim. Şöyle diyor Naci Hoca: “Boğaziçi Üniversitesi elit bir üniversitedir, böyle olmalıdır ama Boğaziçi Üniversitesi elitist bir üniversite olmamalıdır.”
- Boğaziçi’nde akademik kadro genişlemiş, içe kapanık yapı kırılmış, kampus alanları genişletilmiş, yeni yurtlar kazandırılmış, Teknopark yapılan yatırımlarla aktif hale gelmiş, Yapay Zekâ ve Veri Bilimleri Enstitüsü kurulmuş, Film ve Medya Çalışmaları Enstitüsü kurulmuş.
- Peki sorun ne? Anladığım kadarıyla sorun politik. Türkiye nasıl politik olarak kutuplaştıysa Boğaziçi de öyle kutuplaşmış. Taraflar arasındaki gerilim akademik bir gerilim değil, tamamen gündelik siyasetin yol açtığı bir gerilim.
- Devletin üniversitesi olan Boğaziçi’ne “burası bizimdir, burada bizim borumuz öter” diye yaklaşan bir azınlık grup var. Azınlıktalar ama sesleri çok ama çok çıkıyor.🤫