Amerika Suriye’de ne istiyor
Tam 6 ay önceydi...
Jonathan Greenblatt ABD’nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’a “Madem Suriye’de tek devlet, tek bayrak, tek ordu diyorsunuz. O zaman SDG’yi ne zaman lağvedip ellerindeki silahları alacaksınız” diye sorduğumda...
“Kürtler gibi giyinmiş ayrı bir Kürt gücü olamaz” demiş ve şunu eklemişti: “Biz burada sonsuza kadar bebek bakıcısı ve arabulucu olarak kalmayacağız.”
Gelelim bugüne..
ABD, Barrack’ın deyimiyle “bebek bakıcılığına” ne kadar daha devam edecek?
Her türlü sabrı, anlayışı, esnekliği gösteren Suriye Devleti’nin sabrı taşarsa ABD’nin tavrı ne olacak?
Gelin bu iki soruyu cevaplayalım.
Trump gelmeden önce de geldiğinden beri de üstüne basa basa söylediğim şeyi tekrarlayayım: ABD’nin Suriye’den çıkacağını da Suriye’nin gidişatına müdahil olmaya bırakacağını da düşünmüyorum.
ABD’nin bir yere gittiği yok.
Peki şu sözde entegrasyon? ABD yönetimi bu konuda SDG’ye “telkinde” bulunsa da CENTCOM’un desteği kesintisiz devam ediyor.
CENTCOM’un varlığını arkasında hisseden SDG, “görüşmelerde” çok daha dikine giden bir tutum sergileme cüreti buluyor.
Washington’ın tavrı Mart’tan beri “ya imzalarsınız ya da görürsünüz” olmadı. Emin olun... Şu tavır gösterilse SDG elebaşı Mazlum Abdi’nin başka bir tutum gösterme şansı yok.
Peki gelelim Fırat’ın doğusuna. Yani ikinci sorumuza.
Washington, Suriye hükümetinin Fırat’ın doğusunda yapacağı olası bir operasyonu görmek istemiyor.
Bu noktada ABD’nin “resmiyette” Suriye’ye ve Türkiye’ye ilettiği kaygılar, “IŞİD yeniden canlanır. Fırsattan istifade ülkede yayılmaya başlar” şeklinde..
- “Kürtler gibi giyinmiş ayrı bir Kürt gücü” hâlâ var.
-“Tek devlet, tek bayrak, tek ordu” ilkesi hâlâ gerçekleşmedi.
- SDG/PKK hâlâ meşru hükümete saldırıyor.
-SDG/PKK, 10 Mart mutabakatını yerine getirmemekte hâlâ direniyor.
- Ve en önemlisi ABD askerleri hâlâ bunların arkasından çekilmiyor.🙄