TÜRK ORDUSUNUN TARİHİ SEDDÜLBAHİR SAVUNMASI
Çanakkale’de Atatürk’ün rolü bazı çevreleri son derece rahatsız etmektedir. Mustafa Kemal (Atatürk), Arıburnu, Anafarta ve Kireçtepe’deki kritik müdahaleleriyle ile Çanakkale Kara Savaşları’nın kaderini tayin etmiştir. Savaşın ilk safhasında düşman ordusunun Kabatepe’nin kuzeyine yapacağı çıkarmanın muvaffak olmamasına rağmen Conkbayırı’na yönelmesi ve orada 57. Alay tarafından durdurulmasıdır. Atatürk düşmanın ilk çıkarma harekâtını başarı ile durdurmuştur. Bu açık vakayı göz göre göre inkâr edenler vardır. Oysa bu çatışma, Çanakkale Savaşı’nın son derece önemli ve önleyici safhalarından biridir. Buna rağmen, o dönemde ordunun geniş bir alana yayılmış biçimde konuşlanmış olması ve herkesin ayrıntılardan haberdar olmaması nedeniyle, “Mustafa Kemal Paşa’nın adı bile yoktu” gibi kasaba söylentileri ortaya atılmaktadır. Bunları ciddiye almak mümkün değildir. Askerî raporlar, üstelik karşı tarafın raporları da, durumu hiç de bu şekilde aktarmamaktadır. Yakın zamanda hatıraları Türkçeye çevrilen İngiliz 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Aylmer Hunter-Weston’un kitabının belgeler bölümünde, bazı Türk komutanlara ait emirler yer almaktadır. Bu belgeler arasında, 19’uncu Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal Bey’in önemli emirleri de açıkça bulunmaktadır.
Yine hiç şüphesiz önemli olaylardan biri Seddülbahir savunmasıdır. Türk orduları, Alman silahlarıyla birlikte kendi komutan ve kurmaylarının sağlam bilgisi, cesareti ve sevk idaresiyle bu savunmayı gerçekleştirmiştir. Türk harp tarihinde, Mustafa Kemal Bey, Kâzım (Karabekir) Bey, Fethi Bey, Esat Paşa, Cevad Paşa gibi mümtaz komutan ve kurmayların aynı dönemde bir arada bulunduğu başka bir safha neredeyse yoktur. Bu Birinci Dünya Savaşı kahramanları, daha sonra İstiklal Savaşı’nı da yürütmüşlerdir. Bu gibi savaşları saptırarak yorumlayanlar sadece savcılıklar tarafından değil, halk vicdanında da mahkum edilir ve cezalandırılır.
Çanakkale Savaşı’nın ters yorumlanması yalnızca milletin millî müdafaa şuurunu zedeler. Bunun hangi amaçla yapıldığı ise anlaşılır gibi değildir.
ENİS AKAYGEN
ENİS Akaygen, Türk hariciyesinin Atatürk ve İsmet İnönü devirlerinde görev yapmış mühim büyükelçilerindendir. Atina’da, Yunanistan’ın işgal yıllarından önce Hariciye Vekâletimizi temsil eden Türk büyükelçisiydi. 1941’de Yunanistan Almanlar tarafından işgal edilirken, isabetli bir politikayla sefarethane Kahire’ye taşınmış, dolayısıyla Türk hariciyesini orada temsil etmeye devam etmiştir.
Bu süreçte, konsolosluklar aracılığıyla temsil edilen Yunanistan’da açlıktan kırılan Yunan halkına da, imkânlar ölçüsünde gıda ve tıbbî malzeme taşıyan yardım gemileriyle destek sağlanmıştır. Hiç şüphesiz bu dönem zaman zaman unutulur; zaman zaman da hatırşinas Yunanlar tarafından hep hatırlanır. Enis Akaygen de bu hatırlanan şahsiyetlerden biridir ve Yunan hariciyesinde daima mevcut olan Türk dostları arasında ismi yaşar.