Hükümet gençlerin “aşk ve evlilik, doğurganlık ve aile” hakkındaki görüşlerini etkilemek için çeşitli girişimleri devreye aldı.
Yerel yetkililer, kadınların adet döngülerini takip etmek ve tıbbi olarak gereksiz kürtajları azaltmak için yönergeler yayınladı.
Hükümet, doğum oranını artırmak için çiftlere nakit yardımı ve sübvansiyonlu konut sağlama gibi uygulamaları devreye soktu.
Tüm bu girişimlere rağmen Çin’de doğurma oranı artmak bir yana daha da düştü. Peki ama Çinliler çocuk yapma konusunda neden bu kadar isteksiz? En temel neden ekonomide gelinen nokta. Bakmayın Çin’in dünyada estirdiği rüzgâra!
Birçok genç için, yavaşlayan ekonomi ve emlak krizi ortamında çocuk yetiştirmenin yüksek maliyetleri endişe verici. Genç işsizliğin yüksek olması, birçok yeni mezun üniversite öğrencisinin düzenli bir maaşla iş bulamaması, yetersiz sosyal yardımlar vs de cabası...
Bu yüzden hükümetin doğum oranlarını artırmak için yaptığı her türlü girişim, gençlerin karşı bir kampanyası ile yanıt buluyor.
Öyle ki hükümetin doğum kontrol ilaçlarının ve prezervatiflerin kullanımını azaltmak için yaptığı fiyat artışları karşısında gençler, Çin sosyal medyasında fiyat artışlarının can sıkıcı olduğunu ancak yine de bu ürünleri kullanmanın hâlâ çocuk büyütmekten daha ucuza geldiğine dikkat çeken paylaşımlar yapıyorlarsa.
Çin’de doğum oranları düşüyor ancak emekli sayısında patlama yaşanıyor. Çalışma çağındaki nüfustaki azalmaya karşın 60 yaş ve üzeri vatandaşların sayısı 2035 yılına kadar 400 milyona ulaşacak.
Hükümet geçen yıl 1950’lerden bu yana ilk kez emeklilik yaşını yükseltti ve 2040 yılına kadar resmi yaşı kademeli olarak erkekler için 63’e, ofis işlerinde çalışan kadınlar için 58’e ve fabrikalarda çalışan kadınlar için de 55’e çıkaracağını açıkladı. Ancak, bu yaşlar bile çalışan/emekli dengesini sağlamaktan oldukça çok uzakta.
Sözün özü... Bir süre öncesine kadar devasa ucuz insan gücüyle övünen Çin, çok değil 10 yıl içinde yaşlanmış nüfusuyla baş başa kalacak.
Bir tespit ile bitirelim.
Önümüzdeki yıllarda, dünyanın yeni düzeninde toprağın altı ve üstü kadar üzerinde yaşayan insanlar da güç ya da soruna dönüşecekler. Tabii hâlâ kaldıysalar...