10 Mart MutabakatI bitti, 18 Ocak Anlaşması mı devrede?
10 Mart Mutabakatı SDG’nin Suriye’ye entegrasyonunu öngörürken 18 Ocak Anlaşması bunu daha da ileri götürerek birleşmenin nasıl olacağına dair çerçeve çiziyor. Kobani/Ayn el Arab’tan SDG unsurlarının çekilmesi Şam’a bağlı güvenlik gücü ve yerel polis gücü kurulmasını öngörüyor. Kürt yoğunluklu Haseke’ye Cumhurbaşkanı Şara tarafından vali atanması, Haseke’deki tüm sivil kurumların devlet yapısına entegre edilmesi yer alıyor. Yeni mutabakat aynı zamanda SDG’nin merkez devlet yapısında üst düzey askeri, güvenlik ve sivil görevler için de imkân sunuyor. Öte yandan SDG’nin koz olarak kullanmaya çalıştığı DEAŞ unsurlarının alıkonduğu kampların da Şam’a devredilmesini öngörüyor.
Haritadaki sarı alan ne anlama geliyor?
Buralar hali hazırda SDG’nin kontrolünün devam ettiği alanlar. 5’inci maddede ‘Kürt bölgelerinin özel yapısı’ korunacaktır gibi bir ifade dikkat çekiyor. Buradan Kürt yoğunluklu bölgelerde yetkinin Şam’a devredilmesi kaydıyla bazı yerel kurumların işleyişini sürdüreceğini öngörmek mümkün. Ama Haseke özelinde olduğu gibi buradaki atamalarda da Şam’ın onayının aranacağı anlaşılıyor.
Yeni Suriye’de riskler neler?
Uzlaşmanın hayata geçirilmesi konusunda Şam yönetimi yeni pürüzlerle karşı karşıya kalabilir. Nitekim dün akşam Şara ile Abdi’nin görüşmesinin olumlu geçmediğine dair iddialar ortaya atıldı. SDG içindeki farklı unsurlar ile Kandil’den gelebilecek tahrikler süreci baltayıcı riskler teşkil edebilir. Şara yönetimini de ciddi bir sınama bekliyor. Ülkenin toprak bütünlüğü ve güvenliğinin tam olarak sağlanması, devlet mekanizmasının herkesi kapsayacak şekilde işler hale getirilmesi, özellikle DEAŞ ve diğer radikal yapılara alan açılmaması, Kürtlere yönelik taahhütlerin hayata geçirilmesi gibi beklentiler Şam hükümetinin üstesinden gelmesi gereken başlıklar olacak. 🤨