Parantez kapanırken
SURİYE dosyasında bazen bir ateşkes, bazen bir telefon konuşması, bazen de “resmi gibi duran” ama aslında diplomatik bir metin... Bütün bir dönemi kapatır.
20 Ocak gecesi Suriye sahasında olan tam da buydu. Bir tarafta Şam yönetiminin 4 günlük süre vererek ilan ettiği ateşkes ve 14 maddelik entegrasyon yol haritası... Diğer tarafta ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın Kürtler için “en büyük fırsat” diyerek aslında Washington’ın 15 yıllık SDG parantezini kapattığını ortaya koyan açıklaması... Ve nihayet Trump’ın “Hapishane firarını durdurdum” diyerek meseleyi kendi cümlesiyle mühürlemesi... Bütün bunlar bir araya geldiğinde ortaya çıkan tablo şu:
- Amerika, YPG/SDG ile 15 yıldır kurduğu modeli kapatmaya başladı.
- Aslında SDG diye bir yapı da kalmadı, Arap aşiretlerinin ayrılmasıyla geriye kalan yapının adı YPG.
- Ve bu kapanış, sahada “yumuşak” değil tam tersine hızlı bir çözüme doğru ilerliyor.
- Yine de içinde bazı riskler barındırdığı bir gerçek. Bu nedenle de Ankara, sahanın tüm olasılıklarına karşı hazırlıklarını yaptı.
PARANTEZİ KİM AÇMIŞTI?
Önce şu gerçeği hatırlayalım: Bu parantez bir günde açılmadı. ABD’nin Suriye’de YPG/SDG ile kurduğu yapı, DEAŞ’ın yükseliş döneminde “işlevsel kara gücü” arayışının ürünüydü. O gün ABD, müttefiki olan bir devlet yerine bir terör örgütü ile çalışmayı tercih etmişti.
Hem ABD Başkanı Trump’ın hem de ABD Büyükelçisi Barrack’ın son açıklamaları parantezi kapatırken, ABD’nin yeni politikasını da net bir şekilde ortaya koydu; Washington, Ankara’nın tüm hassasiyetlerini gördü ve “Suriye’de işlevsel merkezi devlet yok” cümlesini hem geri çekti hem de o merkezi devletin güçlenmesi için gerekenin yapılmasına karar verdi.
“DURUM TEMELDEN DEĞİŞTİ”
Büyükelçinin açıklaması ilk bakışta Kürt hakları üzerinden “yumuşak bir metin” gibi okunabilir. Vatandaşlık, kültürel haklar, siyasi katılım... Ama satır aralarında asıl mesaj şu:
“Bugün durum temelden değişti.”
“Şam’da kabul edilmiş bir merkezi hükümet var.”
“SDG’nin sahadaki birincil DEAŞ karşıtı rolü büyük ölçüde ortadan kalktı.”
“ABD’nin uzun vadeli askeri varlıkla ilgisi yok.”
“Federalizm ve ayrılıkçılık yok; ulusal birlik var.”
DOSYA ŞAM’A DEVREDİLİYOR
Bu, diplomasi dilinde şunu anlatır: YPG/SDG ile kurulan model artık sürdürülebilir değil; dosya Şam’a devrediliyor. Washington’ın 15 yıllık “taktik ortaklığının” artık stratejiye dönüşmediğini gösteren en açık metinlerden biri bu.