DENİZ TÜKENDİ
YPG açısından deniz tükendi.
Artık yeni bir müzakere süreci değil, uygulaması zorunlu bir yol haritası var.
Bugün farklı bir gelişme yaşanmazsa Erbil’de Barrack–Mazlum Abdi görüşmesi bekleniyor. Bu görüşme “son şans” mı? Bu sorunun yanıtı sahadaki 4 günlük takvimin sonunda görülecek. Çünkü Şam ve Ankara açısından denklem şu:
- Uygulama adımı gelirse entegrasyon, gelmezse operasyonların sürmesi.
Kısacası kum saati tersine çevrildi. Üst hazneden kum akıyor. Her kum tanesi bir dönemin bittiğini biraz daha kesinleştiriyor.
6- SON SÖZ: PARANTEZ KAPANIYOR AMA RİSKLERİ DE BARINDIRIYOR
Evet... 15 yıllık parantezin kapandığını gösteren güçlü işaretler var.
- Arap aşiretlerinin çekilmesi,
- Şam’ın koalisyona katılması,
- Petrol/gaz ve sınır hatlarının devri,
- Şam yönetimi tarafından Kürt haklarına ilişkin kararnamenin devreye sokulması,
- ABD’nin “federalizm yok” diye altını çizmesi,
- Trump’ın bizzat hapishane dosyasını Şara’ya bağlaması...
OYUN BOZAN BEDEL ÖDER
Bütün bunlar YPG/SDG modelinin sürdürülebilir olmadığını söylüyor. Ama kapanış anları bazı riskleri de beraberinde getirir. Bu nedenle yeni dönemin en net cümlesi şu olmalı:
“Oyun bozan bedel öder.”
Örgüt varlığını dayandırdığı iki temel noktayı kaybetmiş durumda. DEAŞ dosyası, Suriye devletine verildi, Kürt halkının anayasal hakları için ise kararname çıkarıldı ve yönetimde yer almaları için çeşitli makamlar anlaşmaya göre kendilerine verildi. Kısacası perdenin kapandığını görmeleri ve perde inerken entegrasyonla oyunu bitirmeleri gerekiyor.🤨