Cumhuriyet’in ilk yıllarında Güzel Sanatlar Akademisi’nde resim ve heykel, Tiyatro Okulu’nda drama, İstanbul Belediye Konservatuarı’nda müzik eğitimi alıyor. Atatürk’ün siparişiyle Ahmet Adnan Saygun tarafından bestelenen ve sahneye konan Özsoy Operası’nda rol aldıktan sonra yine Atatürk’ün teşviği ile gittiği Berlin Devlet Yüksek Müzik Akademisi’ni birincilikle bitiriyor. Ülkesine dönüp Devlet Opera ve Balesi’nin kuruluş çalışmalarına katılıp pek çok eserde baş rolü üstleniyor.
Opera ve Bale’den emekli olduktan sonra daha çok resim çalışmalarına ağırlık veren sanatçı yaratıcı gücü, yüksek enerjisi, sınırsız hayal gücü ve özgürlüğe olan tutkusuyla adeta bir sanat objesine dönüşerek kendi mitolojisini yaratıyor.
Sergi, Semiha Berksoy’un yaşamındaki dönüm noktalarından hareketle, kronolojik bir anlatı yerine tematik bir kurgu sunuyor. Seçki, Berksoy’un kişisel mitolojisini, sahneyle kurduğu derin bağı ve sanatını bir yaşam pratiği olarak ele alışının örneklerini kapsıyor.😶