ÖNCE ARAP UNSURLAR TERKETTİ
8 Aralık 2024’te Suriye’de 61 yıllık Baas rejimi sona ererken, Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetim ile SDG arasında müzakereler başladı. 10 Mart 2025’te ise bir mutabakata varıldı ve Kürt kontrolündeki bölgelerin ve 2025 sonuna kadar SDG’nin de Suriye Merkezi Ordusu’na entegre olması konusunda uzlaşıldı. Ancak 1 yılı aşkın devam eden müzakerelerden bir sonuç alınamadı. Kriz, masada çözülemeyince Halep’e, Şeyh Maksut’a operasyon başladı. Dr. Orhan’a göre operasyonun önce Fırat’ın batısı, ardından doğusunda hızla ilerlemesi önemli bir virajdı:
“Böylece SDG içindeki Arap unsurlar örgütten ayrıldılar. Rakka ve Deyrizor gibi bölgelerin hükümetin kontrolüne geçmesiyle, SDG’de fiilen sahada dağılmış ve özüne, YPG’ye dönüşmüş oldu, Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgelere çekildiler. Şimdi imzalanan yeni mutabakatla ise kalan YPG unsurlarının bireysel olarak Suriye Ordusu’na katılımı öngörülmekte. 4 günlük bir süre tanındı. Örgüt, kararını henüz açıklamadı, verilen süre ise hafta sonu dolacak. Mutabakatın uygulanması halinde ise YPG kendini resmen feshetmiş olacak. Bu işin teknik boyutu.”
YA MASADA YA SAHADA
Peki ya politik boyutu? Yanıtı şu: “SDG-YPG yapılanmasının ortadan tamamen kalktığını söylemek mümkün. Bu yapıyı ‘gerekli’ kılan iç savaş ve DEAŞ ile mücadeleydi. Ama ABD, DEAŞ ile mücadeleyi Şam yönetimi ile devam ettireceğini, SDG-YPG’ye ihtiyacı kalmadığını resmi olarak duyurdu. Yani SDG’yi var eden koşullar artık yok! Ki SDG’de Suriye’de kontrol ettiği alanların çoğunu kaybetmiş durumda. Dolayısıyla bundan sonra ya siyasi anlaşmayı kabul edecek ya da askeri yollarla tasfiye edilecek. SDG’nin şu saatten sonra Suriye’de bir geleceği kalmadı.”