SDG KÜÇÜLEREK YPG’YE DÖNÜŞMÜŞ VE ESKİ GÜCÜNÜ KAYBETMİŞTİR
Milli Savunma Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Özkan’a göre SDG’nin hem ABD hem destekçileri nezdinde tartışılmaya başlanmasının nedenlerinden ilki, istediğini alamayınca ‘DEAŞ terör örgütü üyelerini cezaevinden salıverme’ kartını oynamış olması:
“Bence bu, başlı başına SDG-YPG’nin intiharıdır. Çünkü meşrutiyetini aldığı bir kartı böylece kendi ayakları altından çekti ve dahası bu kartı batı ve ABD’ye karşı kullanarak, ABD’yi de kızdırdı.”
ABD’NİN SURİYE PERSPEKTİFİNE TERS DÜŞTÜLER
Ya ikinci neden? Diyor ki: “SDG içindeki Arap aşiretlerinin, SDG’den ayrılıp Merkezi Suriye Hükümeti ile yakınlaşması. Bu iki gelişme karşısında, ABD’de pozisyonunu tekrar değerlendirdi. 10 Mart mutabakatından sonraki süreçte SDG’nin, merkezi hükümete entegre olma konusunda kabul ettiği süreci erteleyip, başka fırsatlar araması da ABD Başkanı Trump ve Tom Barack’ın uygulamaya çalıştığı Suriye perspektifine ters düşmüşe benziyor.”
4 GÜNLÜK SÜRE SON ŞANS
Peki tüm bunlar SDG’nin bittiği anlamına gelir mi?
Yanıtı şu: “SDG henüz total olarak bitmedi. Fakat bugün itibarıyla küçüldü ve YPG’ye dönüştü. ABD nezdindeki eski ağırlığını kaybetti, bir ay önceye göre pazarlık şansı daha az. İşin terör boyutu artık daha net. Ancak tüm bunlara rağmen ABD, YPG’ye, merkezi hükümete entegre olması için son bir şans verdi, son bir diplomasi üzerine çalışılıyor. SDG’ye verilen 4 günlük süreyi bu şekilde okumak gerekir.”🤫