RESİMLERİNDE YAŞAMI MÜCADELEYİ VE UMUDU YANSITIRDI
Serginin çarşamba günü yapılan basın toplantısı ve ön izlemesine İstanbul Modern Yönetim Kurulu Başkanı Oya Eczacıbaşı, serginin destekçisi Flormar CEO’su Tuba Altunterim ile serginin küratörleri; müzenin şef küratörü Öykü Özsoy Sağnak ve küratör Deniz Pehlivaner katıldı. Sanatçının kızı, tiyatro ve sinema sanatçısı Zeliha Berksoy da toplantıda yer alarak Semiha Berksoy’un yaşamına ve sergiye ilişkin görüşlerini paylaştı.
Oya Eczacıbaşı, İstanbul Modern’in kadın sanatçıların üretimlerini görünür kılma misyonuna dikkat çekerek “Sahne, resim, sinema, tiyatro, edebiyat, müzik ve performans gibi farklı alanlarda kendine özgü bir ifade dili geliştiren Semiha Berksoy, Türkiye sanat tarihinde kadın sanatçıların öncülüğünü temsil eden benzersiz bir isim. Onun Türkiye’deki en kapsamlı sergisi ile sanatçının 70 yılı aşan üretim sürecini mercek altına alıyor ve izleyicilere Berksoy’un yaratıcı evrenini derinlemesine deneyimleme olanağı sunuyoruz” dedi.
Zeliha Berksoy da annesinin kendisini lise son sınıfta keşfetmeye başladığını tüm sanat dallarında akademik eğitim alarak sanatçı kimliğini oluşturduğunu belirtti:
“Annem resim yaparken bambaşka bir hâle bürünürdü; sessizlik ister, tamamen işine odaklanırdı. Eserlerinde hem derin bir düşünsel zemin hem de güçlü bir protest duygu vardı; malzemeyi de her zaman içgüdüyle seçerdi: tuval, çarşaf, karton hatta buzdolabı kapağı... Ona göre malzeme kendini gösterdiğinde harekete geçerdi. Resimlerinde yaşamı, mücadeleyi ve umudu yansıtırdı; ‘Cendereye Vurulan Kadın’ yapıtında olduğu gibi cendereye vurulsan da hayata hep ümit ve cesaretle bakmayı öğretirdi.”🤔