MEŞHUR ‘GENÇ DAVULCU’
Çok çalışması maddi birikim yapma imkânı sağlıyor; hem bir araba sahibi oluyor hem de New York’ta bir caz okulunda bir ay geçiriyor. Bu sırada Kerem Görsev ile yolları kesişiyor. Görsev, meşhur ‘genç davulcu’yu konser salonlarıyla tanıştırıyor. Bir yandan da Önder Focan ile yurtdışı konserleri devam ediyor. Mezuniyetten sonra Fulbright bursunu kazanarak cazın mabedi New York’a gidiyor. Burada iki yıl geçiriyor: “Plaklarını dinlediğim, idollerim olan insanlar hocam oldu. New York dinlediğim bütün albümlerin ruhunu aldığı, kayıtlarının yapıldığı yer... Bir sürü New York kulübünde çaldım. Kapıdan içeri tanıdığınız bir caz sanatçısı giriyor; Roy Hargrove elinde trompetle ve beraber çalmaya başlıyorsunuz. Amerika’ya her şeyimi satarak gitmiştim. Dönüşte de bütün kazancımı ilk albümüme yatırdım. Grammy ödüllü müzisyen hocalarımla ilk albümümü kaydettim. 26 yaşındaydım.”
NASIL BAŞLAMALI
Keyif alabilmek için caz nasıl dinlenir: “Dünyanın en çok satan caz albümü olan Miles Davis’in Kind of Blue albümüyle başlayın… Sözsüz dinleyemiyorsanız Louis Armstrong ve Ella Fitzgerald’ın albümlerini deneyin. İyi müziğin saati olmaz. Bana sorarsanız 24 saat caz açık olsun (gülüyor)! Müziği arka plan olarak dinlemeyi sevmem. Esas odak müzik olmalıdır. Oturup baştan sona albümün hikâyesini düşünerek dinlerim. Bugün bu pek yapılamıyor; sosyal medya çağında her şeye tahammül süresi 10 saniye… Odak süresinin bu kadar kısaldığı bir dönemde bazı şeyleri zamana yayarak yapabilmeyi kendimize yeniden öğretmeliyiz. Şu anda dünyada armoni, melodi ve ritmi barındırmayan çok müzik var. Oysa iyi bir beste yapabilmek için bunların hepsini kullanarak bir hikâye yazmanız gerekir.”
SENE 1995 - Bursa Anadolu Lisesi okul orkestrası konseri