TRUMP VE PUTİN’İN YENİ PLANLARI
Şimdi bu görüşmeden sonra Kremlin’in yaptığı açıklamaya gelebiliriz.
Haber şöyle: “Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov görüşmede Rusya ile ABD’nin çeşitli alanlarda işbirliği yapma konusunda büyük potansiyele sahip olduğuna dikkati çekti. Uşakov, ‘Amerikalı temsilciler, Ukrayna krizi çözüldükten sonra uygulanabilecek bazı planları şimdiden yapmaya başladı’ diye konuştu.”
Peki nedir bu yeni planlar?
Başkan Trump’ın Davos’taki konuşmasıyla dünyaya yayılan sorular, elbette bu planlarla bağlantılı olabilir.
Abu Dabi’deki ABD-Rusya-Ukrayna zirvesi gibi.
HAVUÇ VE SOPA
Şurası bir gerçektir ki;
Bu küresel düzen artık insanlığı taşıyamıyor. Nitekim Trump, Davos’ta “Barış Kurulu”nu açıklarken çok klasik bir şey yapıyor.
“Havuç ve sopa” gösteriyor.
“Havuç” Gazze dahil birlikte kazanalım. Güçlünün hukuku kazansın.
“Sopa” ise Davos’ta durduk yere, “Dünyanın en gelişmiş savaş uçakları” diye tanımladığı F-47’leri anlatması.
Davos bir finans toplantısıyken oraya “F-47 sopası”nı da getiren yine Trump oluyor.
AVRUPA NE YAPACAK
Peki Trump’ın bu tavrından rahatsız olan AB üyesi ülkeler ne yapacak?
Dahası;-Ellerinde olan BM Güvenlik Konseyi, veto gücünü kolay kolay bırakacaklar mı?
Görünen odur ki;
Her Avrupa ülkesi kendi yolunu ABD’siz yürüme hazırlığında.
Davos’ta en sert ABD eleştirisi yapan Kanada Başbakanı Mark Carney, Davos’a ticari anlaşmalar imzaladığı Çin’den gelmişti.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer gelecek hafta Çin’e gidiyor.
Demek ki Avrupa’da da yeni arayışlar başlamış.
Trump’ın en kritik adamı Kremlin’den güzel haberler getirirken;
İngiltere Başbakanı, Çin’e gidiyor. Kanada Başbakanı Pekin’den dönüyor.
Macron kısa süre önce Çin’deydi.
“Peki biz ne yapıyoruz?” diye sorarsanız eğer;
Şimdilik NATO’nun ve müslüman dünyasının en güçlü ülkelerinden biri olarak Türkiye’nin Putin’le de Trump’la da yakın olduğunu bilelim. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önceki gün Balkan ülkelerinin dışişleri bakanlarıyla toplandığını da biliyoruz. Trump ve Putin’in Suriye konusunda Türkiye’ye güvenebileceğini de biliyoruz.
Yani; Ay ve yıldızın aynı anda yükselebileceği bir çağa giriyoruz.
Yeter ki “ay-yıldız” üzerinden gelen provokasyonlara kanmayalım.
Sıkı duralım.
Evet yeni bir döneme giriyoruz.
Güçlünün hukukuyla “meşru işgaller”in, toprak satın almalarının ve yeni ittifakların tartışıldığı bir dönem.
Trump’ın Putin’e gönderdiği ABD Federal ‘Küresel Satın Alma’ Komiseri Josh Gruenbaum, bu dönemin ilk işaret fişeğidir.
Birkaç yazıyla açıklanamayacak kadar karmaşık bir dönemdir bu.
Adım adım, paragraf paragraf, makale makale gitmekte fayda var.
Devam edeceğiz.🤫