Anadolu’nun ilk sanat galerileri
ANADOLU’nun farklı ilçelerinde yaşamış pek çok kişi gerçek bir tuval resmini ilk kez belki de gittiği bankanın duvarında gördü farkında olmadan.
Mersinli narenciye üreticisi bir çiftçi mesela, sattığı ürünün parasını yatırmak için girdiği banka şubesinde işlem sırası beklerken gündelik hayatından tanıdık bir görüntüye rastladı duvara asılmış tabloda. Bu yüzden de dikkatini çekiyor zaten yana yatmış bir sepet ve içinden dökülmüş portakallar, elmalar... Bir sanat eseriyle ilk kez karşılaşıyor büyük ihtimalle. Bu ve benzeri sahnelerin Türkiye’nin dört bir yanında faaliyet gösteren İş Bankası şubelerinde 1950’li yıllardan itibaren pek çok kez yaşanmış olabileceğini söylemek yanlış olmaz.
Cumhuriyetin bir kültür politikası olarak ilk yıllardan itibaren yurt dışına eğitime gönderilen pek çok sanatçımız daha sonra Anadolu’ya dönerek başta resim öğretmeni olarak çeşitli görevler üstlendiler. Daha da önemlisi ilhamını bu topraklardan alan eserler ürettiler. Bugün Türk resminin yapı taşlarını oluşturan bu eserler yalnızca estetik niteliği ile değil, kültürel ve tarihsel tanıklıklarıyla da büyük önem taşıyor.
Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’nun önemli bir bölümünü oluşturan eserler geçen yüzyılda banka şubelerinin duvarlarını süsleyerek her birini adeta birer sanat galerisine dönüştürmüştü.
İş Sanat bu gelenekten ilhamla bir süredir ‘Herkes İçin Sanat: Anadolu Sergileri”ni düzenliyor ve Türkiye’nin dört bir yanındaki ilçelerde bulunan şubelerde hafta sonu tematik sergiler açıyor.