Irak Kürt Bölgesel Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, 22 Ocak 2026’da “PKK’nın Kürtler için bir yük haline geldiğini” söyledi.
Çünkü Barzani, bölgede kendisine rakip olabilecek bir yapı istemiyor.
Barzani’nin bu açıklaması, DEM Partisi için büyük bir hayal kırıklığı yaratmıştır.
DEM Parti milletvekillerinden biri, “Suriye’de, ikinci bir Lozan’a izin vermeyeceğiz” dedi.
Bu söz, aslında DEM partisinin PKK’nın siyasi bir uzantısı olduğunun da itirafıydı.
PKK da Lozan’dan nefret eder, Cumhuriyeti reddeder.
Suriye’deki bu gelişmeler, Ortadoğu’nun yeniden şekillendirilmesinin bir halkasıdır.
Ortaya çıkan tabloda...
ABD’nin El Şara’yı tercih etmesiyle, SDG/PKK’nın yok edilmesine göz yumacağı anlamı çıkarılmamalı.
15 yıldır eğitip donattığı, her türlü desteği verdiği SDG/PKK’dan ABD tümüyle vazgeçmedi.
SDG’yi, gerektiği yerde ve zamanda kullanma stratejini terk etmiş değil.
Bu arada...
PKK’nın ana yuvası Kandil’den çok sayıda PKK’lı da Suriye’ye SDG’ye destek için geldi.
Sözde silah bırakan PKK...
Gelelim asıl konuya...
Suriye’deki son gelişmeler, Türkiye’de bazı kesimlere şu gerçekleri hatırlatmış olmalı...
SDG’nin PKK’nın kolu olduğu ve Kandil’e bağlı olduğu anlaşıldı mı?
Anlaşıldı...
DEM partisinin de, aslında Kürt yurttaşlarımızı değil PKK’yı temsil ettiği çıplak gözle görüldü mü?
Görüldü...
İmralı’daki terörist başının Kürt yurttaşlarımızı temsil etmediği, PKK başı olduğu tekrar tekrar ispatlandı mı?
İspatlandı...
Ana akım bir TV kanalının “Terörsüz Türkiye” süreci başlangıcında, PKK teröristlerini “gerilla” olarak adlandırmasının kabul edilemeyecek bir hata olduğu ortaya çıktı mı?
Çıktı...
“Terörsüz Türkiye” sürecinin asıl amacının, yani PKK’nın silah bırakmasının gerçekleşmediği görüldü mü?
Hem de nasıl...🙄