‘DUYDUĞUMDA ÇOK ŞAŞIRDIĞIM BİR ŞEY OLMUŞTU...’
Oyunculuk, yapımcılık gibi bütün sıfatlarından, rol aldığın tüm filmlerden arınsan, Hazar’ı nasıl anlatırsın?
Her şeyi çıkarınca geriye doğanın bir parçası olan o insan kalıyor.
Sence kariyer yolculuğunda en yanlış anlaşıldığın şey ne oldu?
Çok fazla böyle konu var. Bu tip şeyler geliyor başıma. Benden kaynaklı yanlış anlaşıldığım şeyler de oluyor. Ama duyduğumda çok şaşırdığım bir şey olmuştu...
Nedir?
Bu projeye kadar oyuncu tercih edilirken soğuk bulunduğum oluyormuş. Soğuk mu? Her iki Türk kızından birine benzeyerek nasıl soğuk bulunabiliyorum? Buna çok şaşırmıştım. Bir de bana aşırı sıcak denilebilir ama soğuk çok garip. Acaba tarzımla mı ilgiliydi? Bilmiyorum.
Peki, hem arkadaşlarının hem de senin kendinde değiştirmek istediğin bir şey var mı?
Bir şeyi çözene kadar dır dır konuşurum. Kendi başımın etini yerim. Kontrol etmeye çalışırım. Sonunda başarısız olurum, yorgun düşerim ve olaylar kendiliğinden çözülür. Genelde bu huyumu hiç sevmiyorum. Keşke sorunları kafamda biraz daha az çevirsem.
Hayatta hâlâ yaparken en zorlandığın şey ne?
Röportaj. Bu koltuğa oturduktan sonra bir şekilde akıyor ama zorlanıyorum.
Erken yaşta tanındın. Sosyal medyanın da sık sık gündeminde oldun. Oradaki linçlere artık takılmadan geçebiliyor musun?
Geçmezsem devam edemem, geçmek zorunda kaldım. Başkalarının fikrini bu kadar önemseyerek bu meslek yapılmıyor. Üstelik çoğunun da gerçek fikirler olmadığını görüyoruz.
‘BİR YANDA BAĞIMSIZ FİLMLERDE OYNAMAK İSTEYEN BİRİ VAR, BİR YANIM DA BU IŞILTILI HAYATI SEVİYOR’
Kariyerine bakıyorum da Yılmaz Erdoğan, Derviş Zaim, Nuri Bilge Ceylan gibi çok büyük isimlerle çalıştın...
Çok şükür gerçekten hep çok çok büyük, çok iyi isimlerle çalışmışım.
Bir yandan bağımsız filmler yaptın, bir yandan ekranda popüler işlerde oldun. İki tarafa da hitap etmeliyim diye mi bir kariyer çizdin kendine?
İçimde bir yanda evet, bağımsız filmlerde oynayan, o tür işler yapmak isteyen biri var, bir yanım da bu ışıltılı hayatı seviyor.
Festivallerden sonra falan romantik komedileri ya da popüler kültürü küçümsemiyorsun yani...
Küçümsemek mi? Bu çok büyük bir hata olurdu. Çünkü o filmlerde oyunculuk adına bir başarı elde edebildiysem bunu tamamen dizilerdeki yoğun tempoya borçluyum. Burada uzun çalışma saatlerini övmüyorum ama dizide hata yapa yapa
ya da başkalarının hatalarını göre göre artık çok daha hızlı bir öğrenim sürecine girmiş oluyorsun. Bu hem toksik hem besleyici.
Kariyer yolculuğunda bir şeyi farklı yapacak olsan neyi farklı yapardın?
Dürüst olma meselesine bu kadar takmamayı isterdim. Yani ‘Kendim gibi olacağım’ demek bana bir sürü şey kazandırdı ama bir sürü şey de götürdü. Onu da yaşayarak öğrendim. İnsanların hakkımda hiçbir şey bilmemelerini tercih ederdim.
Neden böyle düşünüyorsun?
Kendini olduğun gibi ortaya koymak o kadar kolay değil. İstenilen de bu değil ayrıca. “Sana ihtiyacımız yok, sen sandığımız şeylere ihtiyacımız var” deniyor.
Bu arada gerçekten sadece romantik komedi yapıp hiç riske girmeden zengin olabilirdin... Ama sen biraz daha zorlu olanı seçmişsin gibi.
Evet, kesinlikle zengin olabilirdim. Bu sabah buraya gelmeden önce neler konuşuruz acaba diye şöyle bir düşünürken benim de aklıma geldi. Mesela eskiden iki iş aynı anda gelmişti, menajerim, “Onu yapma, bunu yap” dedi. “Hayır, ben bunu yapacağım. Çünkü ben bunu istiyorum” dedim.
Doğru tercih miydi?
Başarısız oldu ama hiç pişman değilim (gülüyor). Öbürünü yapamazdım. Hayallerim var, gerçekten heyecan duymadan, hissetmeden yapamıyorum.
‘SEVMEK HİÇBİR ZAMAN YETMEZ’
Bir erkekte en dikkat ettiğin şey ne?
Beni güldürebilmesini çok önemsiyorum. Gülmediğim birine hayran da olamam. Hayran olamadığım birisiyle de olmaz.
◊ DJ Efe Çelik’le birlikteliğiniz nasıl gidiyor?
Çok güzel. Şanslıyım.Çok sevdiğim, birlikte olmaktan çok mutlu olduğum biri.
Aşkın sendeki karşılığı ne?
İnanılmaz yüksek bir enerjim oluyor. Ama sen hep yüksek enerjilisin...
Sen onu 10’la çarp. Âşıkken çiçek açıyor, her şeyi yapabilecek güçte oluyorum. İşime gücüme yüzde 100’ümü verebiliyorum. Mutlu ve âşıkken dikkatim yoğun olabiliyor.
‘İnci Taneleri’nde de aşkın yoğun hallerine şahit oluyoruz. Dilber ve Azem arasında kültür farkı da var. Sence aşkta kültür farkı olur mu?
Gerçekçi konuşalım. Aşkta bir süre sonra kültür farkı olur. Başkalarının tecrübelerine baktığımda da bunu görüyorum.
Aşk her şeye göğüs germez mi?
Germez. Sevmek hiçbir zaman yetmez. Bir şeyi gerçekten paylaşabiliyor olmak önemli. Biriyle göz göze geldiğin anda
seni bir bakışınla anladığını bilmek kadar iç ferahlatan bir şey yok.
‘UZUN SÜRE İDRAK EDEMEDİM, KOLAY DEĞİLDİ’
17 yaşında Kıbrıs’tan Türkiye’ye geldin, ‘Gölgeler ve Suretler’ filmiyle tanındın. İsmin gitgide büyüdü...
O filmde 16 yaşımda oynadım, 17 yaşındayken de Türkiye’ye geldim.
İsminin bu kadar büyümesi hayatına nasıl yansıdı?
Tadını çıkarmaya yeni başladım.
Çok mu pırıltılı ve güzeldi her şey?
Çok zor aslında, pırıltılı hiçbir tarafı yoktu. Küçük yaşta iş dünyasına girdim, 17 yaşında tak diye ‘Kuzey Güney’ dizisine başladım. Benim için bunlar çok büyük şeylerdi. Biraz da fazla hızlıydı. Uzun süre idrak edemedim, kolay değildi. Sonra “Bir dakika, bu güzel bir şey. Biraz mutlu olabilirsin. Sevin biraz” dedim kendime. Ama çok kontrol delisiyim, basının ilgisi, televizyona çıkıp bir şeyler yapıyor olmak, aklımı yitirecektim yani. Herkes seni izliyor, görüyor, bunu aşmak zaman aldı. Hatta herhalde hâlâ aşamadım.🤫