ÇEKİMLERDE ‘BANA KARŞI NAZİK OLMAYIN, SERT VURUN’ DİYORDUM
- Fiziksel dönüşümünüzü sormak istiyorum. Bir ‘dövüş makinesi’ne dönüşme sürecinde Walter Garcia’yla mı çalıştınız? Bu süreç nasıldı?
- Sydney Sweeney: Walt bizim dövüş koreografımızdı. Filmde gördüğünüz her dövüş sahnesini tek tek onunla birlikte kurguladık. Ve şunu söyleyeyim: Filmde izlediğiniz dövüşlerin hepsi Christy’nin gerçek dövüşlerinden alınma. Yani gördüğünüz kombinasyonlar uydurma maçlar değil. Christy’nin gerçekten yaşadığı karşılaşmalar.
Benim de hazırlanmak için yaklaşık 2.5-3 ayım vardı. Ağırlık antrenörü ve beslenme uzmanı Grant Roberts’la çalıştım. Bir de boks koçum Matt Baiamonte vardı, onunla her gün antrenman yaptım. Sabah 1 saat ağırlık çalışıyordum, sonra 3 saat boks, akşam 1 saat daha ağırlık.
Üst üste protein shake’ler içiyordum. Kreatin, L-karnitin ne varsa alıyordum güçlü olmak için. Toplamda 35 pound (yaklaşık 16 kilo) aldım. Filmde gördüğünüz dövüşlerde de temas var; yani gerçekten birbirimize vuruyoruz. Dövüştüğüm çok sağlam, acayip güçlü kadınlardan oluşan bir ekip vardı. Onlara “Bana karşı nazik olmayın, vurun, hem de sert vurun” diyordum. Onlar da sahnelerde benim gerçekten vurmama izin veriyordu. Açıkçası izlediğiniz şey, benim boksör olma hayalimi canlı canlı yaşadığım anlar.
- Çekim sürecinde sizi en çok ne zorladı?
- Sydney Sweeney: Bu rolün fiziksel tarafı başlı başına zaten çok zorlayıcıydı. Ringde çok büyük bir fiziksel meydan okuma var.
Aslında filmi çekerken dövüşmek daha çok zihinsel bir sınav gibiydi. Çünkü sahneleri arka arkaya çektik. Bu saatler sürüyor.
Bir de Christy ile kocasının arasında yaşananların duygusal ağırlığı var. Ben bunun ne kadar önemli olduğunu biliyordum; anlattığımız hikâyenin ne olduğunu, başkaları için ne kadar anlam ifade edeceğini biliyordum ve “Bunu doğru yapmalıyız” duygusuyla hareket ediyordum. Yani her açıdan çok fazla zorluk vardı.