Boksör olma hayalimi bu filmde yaşadım
Sydney Sweeney, son yılların en çok konuşulan genç yıldızlarından biri. “Euphoria” dizisiyle geniş kitlelere ulaşan Sweeney, aynı zamanda büyük reklam kampanyalarının da aranan yüzü haline geldi. Kariyerinde riskli rol seçimleri yapan, güçlü ve katmanlı kadın karakterlere hayat veren oyuncu, son filmi “Christy”de boks efsanesi Christy Martin’i canlandırdı ve oyunculuğunun yanında yapımcı olarak da projeyi sahiplendi. Christy Martin kadın boksunun önünü açan, ringdeki sertliği kadar hayat mücadelesiyle de sembolleşen bir isim. Kariyerinde büyük başarılara imza atarken, özel hayatında yaşadığı ağır şiddet ve hayatta kalma hikâyesiyle yıllarca konuşuldu. Avustralyalı yönetmen ve senarist David Michôd’un yönettiği “Christy” filmi de onun yeniden ayağa kalkmayı başarmasını ve içsel gücünü anlatıyor. Sydney Sweeney, David Michôd ve Christy Martin ile bu duygusal yükü yüksek hikâyeyi konuştuk
Sydney, “Christy” filminde yapımcı olarak üstlendiğiniz rolden biraz bahseder misiniz? Bu filmi yapmak sizin için ne kadar önemliydi ve canlandırdığınız karakterin daha önce üstlendiğiniz rollerden farkı neydi?
- Sydney Sweeney: Bu projede süreç, yapımcısı olduğum diğer işlerden biraz farklıydı. Çünkü David zaten yönetmen olarak projedeydi ve senaryoyu yazmıştı. Senaryo o kadar güzeldi ki, neredeyse hiçbir şeye ihtiyaç yoktu. Okuduğumda resmen gözyaşlarına boğuldum.
Yani ben projeye dahil olduğumda temel unsurlar zaten hazırdı. Sonrasında ekibi ve paketi oluşturduk, projeyi dışarıya sunduk. Bu noktadan sonra filmi yapmak için işin finansman tarafında da aktif olarak yer aldım. Hazırlık dönemi ve çekim aşamasına geçtiğimizde de tüm sürecin içindeydim.
Benim için farkı şuydu; genelde bir şeyi en başından alıp sıfırdan inşa eden tarafta oluyorum. Burada ise güçlü bir temel zaten vardı. Senaryoyu okuduğum an “Bu hikâyenin hayata geçmesini sağlamak zorundayım” dedim. Çünkü Christy, tanıdığım en ilham verici ve en inanılmaz kadınlardan biri. O nedenle bu proje benim için gerçekten çok özel.
◊ “Christy”de de, “The Housemaid” filminde de hayattan ciddi darbeler almış kadınları canlandırdınız. Bu kadınlar küçümseniyor ama aslında onları ileriye taşıyan şeyin zekâları olduğunu görüyoruz. Bu rolleri üstlenip kadınları “kurban” olarak etiketlemeden canlandırmak sizin için ne kadar önemli?
- Sydney Sweeney: Kadınların ne kadar karmaşık ve çok katmanlı olduğunu göstermek, gerçekten çok önemli. Biz kadınlar tek bir şey değiliz. Ekranda gördüğünüz bir kalıpta ya da basmakalıp bir karakterden ibaret değiliz.
Diğer taraftan şunu göstermek özellikle değerli; Christy gibi çok güçlü bir insan olabilirsiniz ama yine de istismarın, şiddetin mağduru haline gelebilirsiniz. Bu gerçekten herkesin başına gelebilir. Ama insan kendi içindeki o gücü bulduğunda, ayağa kalkmayı başardığında, oradan çıkabilir.
Bir de şunu anlatmak çok önemli; “mağdur” dediğimiz kişi her zaman insanların kafasında çizdiği o tipik görüntüde olmaz. Bu kesinlikle herhangi biri olabilir. Hiç ummadığınız formda karşınıza çıkabilir.