Daha bekleyeceğiz...
Silikon Vadisi’nin patronlarına bakılırsa insanın teknolojiyle birleşmesi, geleceğin süper yapay zekâsına karşı tek kozuymuş gibi duruyor. İnsanın ürettiği teknolojiyle yarışabilmek için son çare olarak beynini ‘upgrade’ etmesi (yükseltmesi), distopik bilim kurgu senaryolarına yakışır bir düşünce. Google Gemini’a temayı baz alan filmleri soruyorum ve çoğu karamsar dünyalarda geçen anime filmleri önüme seriyor. Merge Labs’in geliştirdiği cihaz ileride pazara sunulursa muhtemelen kafaya geçirilen bir başlık olacak. Zihin kontrolü sağlayan kaskların olduğu spesifik filmler var mı merak ediyorum ve bu kez ChatGPT’nin sonuçları öne geçiyor. Öte yandan Gemini,
beyin-bilgisayar arayüzlerindeki yoğun veri akışının kalın kablolar ve yüksek kapasiteli işlemcilerle mümkün olacağını hatırlatıyor ve filmlerdeki kablosuz ‘akıllı kasklar’ için uzun süre bekleyeceğimizi öngörüyor. Bilim kurgu filmlerindeki beyin-bilgisayar arayüzleri çoğunlukla savaşçı pilotların uzaktaki robotları ve makineleri kumanda etmesine yarıyor, bazıları kullananlara bilişsel güçler kazandırıyor. Favorim ‘Pacific Rim’ (Pasifik Savaşı, 2013) filmindeki iki pilotun zihinlerini senkronize ederek gemileri kullanmalarını sağlayan bilinç birleştirici kasklar.
Günümüzdeyse BCI teknolojilerinin ilk hedefi tıbbi rehabilitasyon... Motor kabiliyetleri zayıflayan insanlara destek amacıyla geliştirilen cihazlar, felçli hastalar için ümit kaynağı olacak. Yeni nesil arayüzlerin tüketicilere sunulması çok ileri aşamalarda gerçekleşebilecek. Beynini ‘upgrade’ etmek isteyenler için; okumak, şifalı ses frekansları dinlemek, meditasyon yapmak ve ilham veren sohbetler halen en etkili yöntemler arasında!
Teknolojide çığır açan isim: Mikhail Shapiro
Merge Labs’in kurucu başkanlarından kimya ve tıp mühendisliği profesörü Mikhail Shapiro, beyinle yapay zekâ arasında yeni bir köprü kuran işlevsel ultrason (fUS) teknolojisinin öncüsü sayılıyor. Kafatasına elektrot yerleştirmeyi gerektiren klasik beyin-bilgisayar arayüzlerinin aksine, Shapiro’nun yöntemi yüksek frekanslı ses dalgalarıyla nöral aktivitenin yol açtığı kan hacmi değişimlerini son derece yüksek çözünürlükte haritalandırıyor. Shapiro’nun inovasyonunun temelindeyse ‘moleküler’ bir yaklaşım yatıyor: Bakterilerden elde edilen hava dolu proteinler (akustik raporlayıcı genler) sayesinde nöronlar ultrasonla ‘görülebilir’ ve yönlendirilebilir hale geliyor. Bu teknoloji sayesinde kafaya fiziksel kablolar bağlama zorunluluğu ortadan kalkıyor ve sadece ses dalgalarıyla veri alışverişi mümkün olabiliyor.
Hedef: Tak-Çalıştır teknolojisi
Her insanın beyni eşsiz olduğu için BCI teknolojisinin önündeki en büyük engellerden biri kalibrasyon zorunluluğu. Beyin-bilgisayar arayüzü geliştiren firmalar her kullanıcıya göre yeniden ayarlamaya gerek olmayan ‘Tak-Çalıştır’ teknolojisi için yarış halindeler.