STADYUM DEĞİL ŞEHRİN PARÇASI
Yeni Spotify Camp Nou’ya bakınca şunu net görüyorsunuz. Burası sadece bir “maç izleme alanı” olarak tasarlanmamış.
Üst kotlarda iki kat tamamen VIP alanlara ayrılmış. Localar, özel barlar, bazı locaların küçük bahçeleri bile var.
Mesele stadı yaşayan bir yer haline getirmek. Barselona’nın 90’larda yaptığı büyük dönüşümü hatırladım.
Kenti sadece turist için değil, kentli için de cazip kılan o aklı. Camp Nou da bu aklın devamı gibi.
Maç günü açılan, maç bitince kapanan bir yer değil. Şehrin gündelik hayatına eklenen bir yapı.
O yüzden kendi kendime şunu söyledim.
Biz de spor yatırımlarını yaparken böyle düşünmeliyiz; ortaya bir şehir vizyonu ortaya koymalıyız.
DAHA BİTMEDEN BİR HİKÂYE YAZDI
Dünyanın en ikonik stadyumlarından biri yeniden yapılırken, bu işin merkezinde Türk mühendisliği var.
Sürdürülebilirlikten karbon ayak izine, internet altyapısından güneş panellerine kadar her şey en ince ayrıntısına kadar planlanmış.
Reşit Yıldız’la konuşurken söylediği bir cümle aklımda kaldı.
“Bu sadece bir inşaat değil, gelecek nesillere bırakılacak bir yapı.”
Şantiyeden çıkarken şunu düşünmüştüm.
“Çok stadyum gördüm. Ama çok azı daha bitmeden bu kadar hikâye anlatır.”
Açılış maçını kaçırmayacağım.
Çünkü bu statta sadece futbol oynanmayacak.
Bu statta yeni bir dönem başlayacak.
Ve evet...
Bu hikâyenin içinde bizim de imzamız var.
DUYGUSAL HAFIZADA YER ALAN BİR YAPI
Projeye Limak Holding Onursal Başkanı Nihat Özdemir ve Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir özel ilgi gösteriyor. Nihat Bey üç haftada bir Barselona’ya geliyor. Ebru Özdemir’in de için bu projenin ayrı bir önemi var. “Camp Nou, yalnızca bir stadyum değil; dünyanın dört yanından milyonlarca insanın duygusal hafızasında yer alan bir yapı. Yenileme sürecinde hedefimiz, bu mirası geleceğe taşırken teknolojisi, mimarisi ve işleyişiyle dünyanın en iyi stadyumunu ortaya çıkarmaktı” diyor.