Piyasalarda ‘kazan kazan’ dönemi
Altın, gümüş, döviz kurları ve borsalarda çıkış trendleri hakim. Birbirine alternatif olan yatırım araçlarının eş zamanlı yükselmeleri dikkat çekici. Hepsinin de kendine göre nedeni var. BIST100 Endeksi yeni zirveler deneyerek çıkışını sürdürmesine karşılık, henüz yükseklik korkusu gözlenmiyor. Siyasi ve jeopolitik bir olumsuzluk olmadığı taktirde faiz düşüşüyle birlikte borsaya ilginin sürmesi beklenebilir.
İYİMSERLİĞİN devam ettiği piyasalarda herkes mutlu. Altın, gümüş, döviz kurları ve borsalarda çıkış trendleri hakim. Altın ve gümüş başta olmak üzere kıymetli metaller ile Borsa İstanbul’da rekor denemeleriyle ralli devam ediyor. Birbirine alternatif olan yatırım araçlarının eş zamanlı yükselmeleri dikkat çekici. Güvenli limanlara ilgi artarken risk iştahı da artıyor. Her yatırım aracının çıkış için kendine göre haklı gerekçeleri var. Faizler düşerken borsalar ile altın fiyatlarındaki yükseliş anlamlı. Ancak altında son günlerdeki çıkış daha çok jeopolitik risklerden beslenir hale geldi. Geçmişte de rastlanıldığı üzere bazı dönemler bu tür uyumsuzluklar olabiliyor. Daha sonra piyasalar olağan işleyişine dönüyor. “Herkesin kazandığı bir sistem” ne kadar sürdürülebilir bunu izleyip göreceğiz.
FAİZ İNDİRİMİ NEDEN BEKLENTİLERİN ALTINDA
Geçen hafta iç gündem TCMB ağırlıklıydı. 100 baz puanlık faiz indirimi geldi. Beklentiler 150 baz puandı. Daha önce TCMB Başkanı Fatih Karahan “Enflasyon önümüzdeki iki ay içinde dalgalanma gösterebilir” açıklamasıyla bunun sinyalini vermişti. Toplantı metninde ise, “Öncü veriler ocak ayında aylık tüketici enflasyonunun gıda öncülüğünde arttığını ve dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ettiğini gösteriyor” şeklindeki açıklama ise neden beklentilerden daha düşük bir faiz indirimi yapıldığının izahı gibi.
Enflasyonda geçici süreli bir dalgalanma beklentisi TCMB’yi daha temkinli yapmış. Bir sonraki TCMB toplantısı 12 Mart’ta. Bu açıdan piyasalarda faizle ilgili fiyatlamaların dozu bir süre sonra düşebilir. Yönetilen ve yönlendirilen fiyatların etkisiyle ocak ayına ait enflasyon zaten yüksek bekleniyordu. Piyasa bunu kabullenmişti. Ancak TCMB kaynaklı açıklamalar sonrası ocakta enflasyon beklentileri bir parça daha yükselmiş oldu. Bununla birlikte yıl genelinde dezenflasyon sürecinin devamına ilişkin beklentiler değişmiş değil. Borsa İstanbul’da PPK kararı sonrası faize en duyarlı sektör olan bankacılık hisselerine gelen satışların alımlarla karşılanıp yükselişini sürdürmesinin altında da büyük ölçüde bu beklenti var.
NASIL BİR SEYİR BEKLENEBİLİR?
- BIST100 Endeksi yeni zirveler deneyerek çıkışını sürdürmesine karşılık, yükseklik korkusu henüz gözlenmiyor. Borsanın uzun süredir baskı altında kalması, dolar ve enflasyon bazlı grafiklerde halen zirvelerinin gerisinde kalınması bu açıdan önemli.
- Borsada yabancı alımları sürüyor. Dış piyasalarda gelişen ülke piyasalarına girişlerin devam ettiği yönünde bir süredir haber akışları mevcut.
- Artan işlem hacmi yerli yatırımcıların da hisselere ilgisinin arttığını gösteriyor. Siyasi ve jeopolitik bir olumsuzluk olmadığı taktirde faiz düşüşüyle birlikte borsaya ilginin sürmesi beklenebilir.
- Son aylarda yerli yatırımcının ilgisi altın ve gümüşe yönelmiş durumda. İleriki bir zaman diliminde altın ve gümüşte olası bir kâr realizasyonu borsaya yönelimi destekleyecek bir zemin oluşturabilir.
Önümüzdeki günlerden itibaren 12/2025 dönem bilançoları gelmeye başlayacak. Beklentiler önceki dönemlere göre daha iyi. Hisse seçimleri her zaman önemlidir. İyi bilançolar kadar “büyük para haklıdır” anlayışından hareketle talebi artan hisseleri ayrıca takibe almak yararlı olacak. Borsa İstanbul’da para girişleriyle desteklenen olumlu hava sürüyor.