Hadi İran’ı vurdun peki amacın ne
Kitabın ortasından gireyim...
Hatırlarsanız 4 Ocak yazısında Netanyahu’nun ne yapıp edip Trump’a yine İran’ı vurduracağını öne sürmüştüm.
Bu tezin hâlâ arkasındayım.
Madem öyle... İran’daki protestolar sırasında “yardım yolda” diye ortalığı ayağa kaldıran Trump niye tetiği çekmedi?
Hem bu sorunun hem de bugün yarın bir saldırı olup olmayacağının cevabını birlikte arayalım.
İran’daki geniş çaplı protestolar tam da ABD’nin donanma gücünü olağanüstü şekilde Venezuela açıklarına yolladığı sıralarda gerçekleşti.
Bütün dikkatini ve gücünü arka bahçesine yığan Trump, 7 Ekim’den bu yana ilk kez Ortadoğu’da uçak gemisi bırakmamayı tercih etmişti.
Öyle ya... Tansiyon görece düşmüş, Gazze’de “barış” sağlanmış, dikkatler “Donroe Doktrini” ile paralel şekilde Batı Yarımküre’ye çevrilmişti.
Son zamanlarda İran’da rejime karşı bu denli yüksek sesle ve kararlı şekilde sokağa çıkan İran halkı, ABD’yi de İsrail’i de hazırlıksız yakalamıştı.
Bakmayın... “Yardım yolda” diye her gördüğü mikrofona konuşan Trump’ın kafasında ne bir fikir ne de ordusunda bir plan vardı.
Amaç, İran’da muhalifleri amiyane tabirle gaza getirmekti.
“Protestocuları vurursanız biz de sizi çok sert vururuz” sözlerini hatırlıyor musunuz? Çeşitli raporlara göre binlerce İranlı protestocu öldürüldü.
Trump sert vurabildi mi? Peki neden vuramadı?
İşte onun cevabı da yukarıda anlattıklarım.
ABD’nin şu birkaç haftadır ne İran’ı vurmak için ne de vurduktan sonra hem kendi üslerini hem de İsrail’i savunmak için yeterli hazırlığı vardı.😑