Fuarcılık küçülmedi aksine ekonominin itici gücü oldu
PANDEMİ bütün alışkanlıklarımızı değiştirdi.
Ve birçok sektör içerik değiştirdi.
Açıkçası ben de fuarcılığın büyük ölçüde dijitale taşınacağını, salonların yerini ekranların alacağını düşünenlerdendim.
Ama öyle olmadı.
Bugün dünyada her yıl yaklaşık 30 binin üzerinde fuar düzenleniyor.
Bu fuarlarda 4 milyona yakın firma stant açıyor.
Kapılardan içeri giren ziyaretçi sayısı ise 300 milyonun üzerinde.
Bu çok önemli bir ekonomi.
Fuarların yarattığı toplam iş hacmi, doğrudan ve dolaylı etkilerle birlikte yüz milyarlarca dolarlık büyüklüğe ulaşıyor.
Yani fuarcılık birçok ülke için artık ‘yan sektör’ değil, başlı başına bir ekonominin itici gücü.
Pandemi dönemi herkese şunu öğretti.
Zoom toplantıları yapılır.
Online sunumlar izlenir.
Ama ticaret hala yüz yüze yapılır.
Bu yüzden fuarlar daha akıllı, planlı ve nitelikli hale geldiler.
Bir başka dikkat çekici veri de şu:
Dünyadaki büyük fuar alanlarının neredeyse yarısı Avrupa’da.
Ama son yıllarda Asya ve yakın coğrafyalar hızla öne çıkıyor.
Bu denklemde Türkiye, konumu sayesinde doğal bir merkez haline geliyor.
Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Balkanlar ve Orta Asya’ya 3-4 saatlik uçuş mesafesinde yüzlerce milyonluk bir pazar var.
Bu yüzden Türkiye’de düzenlenen fuarları bölgesel buluşmalar olarak görmek lazım.
Pandemi sonrası ilginç bir kırılma daha oldu.
Birçok fuar tam dolulukla düzenleniyor.
Hatta bazı sektörlerde yeni salon ihtiyacı doğdu.
Fuarcılık küçülmedi.
Aksine, insanın insana ihtiyacını yeniden hatırladığı bir dönemde daha da büyüdü.