İzmir EXPO’ya yeniden aday olmalı
BİR daha tekrarlayayım:
İzmir, EXPO’ya yeniden aday olmalı.
Biz, EXPO’ya en son başvurduğumuzda temamız şuydu:
‘Herkes İçin Sağlık.’
O günlerde bu tema bazılarına fazla soyut gelmişti.
“Sağlık zaten herkesin meselesi” diyenler oldu.
“EXPO için daha parlak, daha teknolojik bir başlık bulunabilirdi” diye düşünenler çıktı.
O dönem EXPO Genel Sekreteri Tunç Soyer’di ve ısrarla temamızın evrensel ve güçlü olduğunu söylüyordu.
Ve haklı çıktı.
Sonra ne oldu?
Bir pandemi yaşadık.
Ve o pandemi sağlığın ne kadar kırılgan olduğunu bizlere hatırlattı.
Dayanıklılığın ne kadar eşitsiz dağıldığını da anlattı.
Bir ülkede, hatta bir şehirde bile ‘herkes için’ sağlığın aslında hiç de garanti olmadığını söyledi.
Bugün geriye dönüp baktığımda şunu çok net görüyorum.
İzmir’in o teması zamanının ilerisindeydi.
Hatta belki de dünyaya erken söylenmiş bir cümleydi.
Japonya’da düzenlenen EXPO 2025 Osaka Kansai’nin teması “Hayatımız İçin Geleceğin Toplumunu Tasarlamak”tı.
Elbette güçlü bir tema.
Ama dürüst olalım.
Geleceğin toplumu dediğimiz şeyin merkezinde ne var?
Sağlık var; erişim, eşitlik, dayanıklılık var.
Yani dönüp dolaşıp yine aynı yere geliyoruz.
“Herkes İçin Sağlık” bugün, pandemiden sonra, iklim krizinin gölgesinde, yaşlanan nüfuslarla, kırılgan şehirlerle çok daha güçlü, çok daha gerçek, çok daha evrensel bir çağrı.
Üstelik İzmir bu tema için sadece bir aday şehir değil.
Doğasıyla, iklimiyle, sağlık altyapısıyla, yaşam kültürüyle bu hikâyeyi taşıyabilecek nadir kentlerden biri.
EXPO bir vitrin değildir sadece.
Bir iddiadır.
Bence İzmir’in söyleyecek çok güçlü bir cümlesi hala var.
Ve o cümle eskimedi.
Aksine, tam zamanını bekliyormuş.
Yüz yüze diplomasi hala önemli
OSAKA Kansai’deki kapanış töreninde EXPO’yu düzenleyen BIE’nin Genel Sekreteri Dimitri S. Kerkentzes şöyle konuştu:
“Dünyanın belirsizlik, gerilim ve çatışmalarla karşı karşıya olduğu bir dönemde, EXPO 2025 Osaka Kansai nadir ve hayati bir şey sağladı. İnsan etkileşimi, yüz yüze diplomasi, ortak yaratım ve ortak geleceğimizle ilgili temel soruların araştırılması için bir alan. Büyük halka içinde, insanlar ve uluslar arasında yeni anlayış bağları kuruldu ve bu bağ, etkinlikten sonra da yaşamaya devam edecek.”
Çok doğru…
Aslında bugün dünyadaki yaşadığımız gerginlikleri, dalgalanmaları iyi anlatan bir kapanış konuşması.
Dünya uzaktan yönetilmiyor
DÜNYA bugün aynı anda hem birbirine çok bağlı hem de birbirinden çok kopuk.
Herkes herkesi izliyor ama kimse kimseyi gerçekten anlamıyor.
Mesajlar hızlı, tepkiler sert, diyalog ise yüzeysel.
İnsan ilişkileri uzaktan derinleşmiyor.
Diplomasi sadece metinlerle yürümüyor.
Demokrasi sadece beyanlarla ayakta kalmıyor.
Güven ancak yüz yüze gelince kuruluyor.
Bugün dünyadaki çatışmaların çoğu, temas eksikliğinden besleniyor.
Aynı masaya oturmayanlar aynı dili konuşamıyor.
Göz göze gelmeyenler empati kuramıyor.
İnsanlar hala kalabalıkların içine karışmak istiyor.
O yüzden yüz yüze buluşmalar, toplantılar, kamusal alanlar değer kazanıyor.
Çünkü dünya ne kadar dijitalleşirse dijitalleşsin insan kalabilmenin yolu hala aynı yerde duruyor.
Dinlemek, anlamak, temas etmek.
Demokrasi biraz da budur.
Diplomasi de…