POLİSLİK OYUNUNA GİRMİYORUZ
Son dönemde müzik dünyası yapay zekâyla hem bir savaş hem de iş birliği içinde. Harbola, Spotify’ın yapay zekâ ile ilgili kararlarını şu sözlerle anlatıyor:
“Yapay zekâda olan şey tam gözümüzün önünde evrimleşmesi ve çok hızlı değişmesi. Önümüzde bir spektrum var. Yapay zekâdan yararlanmayan sanatçıların yanında pozitif yönde yararlananlar da var. Şarkının tamamını yapay zekâ yaptıranlar da... Bizim ilk adımımız sahte şarkıları durdurmak. 31 saniyelik parçaların yüklenmesi gibi... İki numara da taklitçiliği durdurmak istiyoruz.😶
Özellikle de ses taklitçiliği. Bu konuda çok keskin bir çizgimiz var. Ve üç numara, müziğin sınıflandırılması için hak sahiplerinin DDEX (Dijital Veri Değişimi) aracılığıyla yaratıcı süreçte yapay zekânın kullanılıp kullanılmadığını açıkladığı bir endüstri standardını desteklemek. Biz bir müzik yaratmıyoruz ya da haklarına sahip değiliz, sonuçta tüketici platformuyuz. Polislik oyununa girmiyoruz.”
EDİTORYAL LİSTELER İLE MÜZİĞİ KEŞFEDİYORSUNUZ
Spotify’a Türkiye’deki müzik endüstrisinde yapılan en büyük eleştiri çalma listelerinin manipüle edilmesi ve editörlerin objektif olamaması.
Akshat Harbola, gelen eleştirilere şu cevabı veriyor: “Editoryal listeler müziği keşfedebileceğiniz kaynaklardan oluşan devasa bir spektrumun parçası. Ancak tek yer orası değil. Editoryal listelere sahip olmamızın nedeni -özellikle Türkiye gibi pazarlarda- belirli zamanda popüler olamayabilecek müziğin derinliğine ve genişliğine inmemizi sağlaması.
Editoryal çalma listesindeysen hemen çok dinlenenler listesine gireceğin de anlamına gelmiyor. Bu konuda bazı yanlış anlaşılmalar olabilir. Editoryal listelerin oluşma şekli dünyanın her yerinde tamamen aynı. Bu standardı Türkiye’de de yapmaya devam edeceğiz.”