DEAŞ kamplarına Türkiye garantisi
İlk cümle şu: SDG/YPG’nin elinden Şam yönetiminin kontrolüne geçen DEAŞ kamplarının güvenlik garantisi Türkiye olabilir mi?
Gelin olayları alt alta yazıp cevabı birlikte bulalım. SDG’nin “Bana burada hâlâ DEAŞ’la mücadele için ihtiyaç var” mesajı için El-Hol başta olmak üzere kontrolündeki DEAŞ kamplarını ansızın terk etmesi...
Yüzlerce DEAŞ militanının kaçması... Kayıtları yakması.
Almanya başta olmak üzere Avrupa merkezlerinde korku, endişe ve uyarıların peş peşe gelmesi...
Belki de SDG/YPG’nin sonunu getiren hatalar zincirinin son aşamasıydı.
16-19 Ocak günlerinde yaşanan bu olaylar üzerine ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın şu keskin sözleri:
“Böylece ABD–SDG ortaklığının dayanağı da değişti: SDG’nin sahadaki başlıca DEAŞ karşıtı güç olma işlevinin süresi büyük ölçüde doldu. Şam yönetimi artık güvenlik sorumluluğunu üstlenmeye hem istekli hem de muktedir durumda. Buna, DEAŞ tutuklularının bulunduğu cezaevleri ve kampların kontrolünün devralınması da dahil.” Ve Başkan Trump’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesi.
Konu: Suriye’nin istikrarı ve DEAŞ.
Açıkça söylenmese de Trump’ın Suriye’deki istikrar ve özellikle DEAŞ’ın kontrolü için Türkiye’ye güvendiğini düşünebiliriz.
Perde arkalarındaki görüşmelerde,
Ankara’nın defalarca dile getirdiği “DEAŞ’la göğüs göğüse mücadeleyi yalnızca Türkiye yapıyor” sözleri elbette bugün etkisini gösteriyor.