‘Kadın, haklarına sahip çıkarsa güçlü hisseder’
O halde ne yapmalı? “Her şeyden önce buna yönelik kararlı bir devlet politikası gerekli. Kadınlara haklarını öğretmek ve nasıl uygulayacaklarını anlatmak çok önemli. Tüm siyasi partilerin merkezlerinde bunun için bir birim olmalı. Devlet barolardaki kadın hakları merkezleri ve sivil toplumla elbirliği yaparak kadınlara her konuda eğitimler ve destek vermeli. Bir kadın ancak kendi haklarını bilir ve sahip çıkarsa kendini güçlü hissedebilir” dedikten sonra sözlerine şöyle devam ediyor Nazan Moroğlu: “Unutmayın ki güçlü kadın, güçlü aile demek; güçlü aileyse güçlü devlet demektir. Eğer bu süreci başlatırsak inanın sadece iki yıl içerisinde muazzam bir sıçrama yaşayabiliriz.”
‘Gelişmeleri her an takip edin’
Nazan Moroğlu 2025’te ilan edilen ‘Aile Yılı’yla ilgili de önemli bir uyarıda bulunuyor: “Kadını sadece aile içerisinde ele almak ve onu birey olarak görmemek kadının güçlenmesinin önünde çok büyük bir engel. O nedenle anayasamızın ‘Aile toplumun temelidir. Eşler arası eşitliğe dayanır’ ilkesini hatırlamak gerekir.
Dolayısıyla ‘Kadın, Aile ve Eşitlik Yılı’ ilan edilmesi çok daha yerinde olur” diyor ve mutlaka bir ‘Kadın, Aile ve Eşitlik Bakanlığı’ kurulması gerektiğini savunuyor. “Sorunun adını koymazsak, asla çözemeyiz. Çünkü ancak o zaman devletin en üst kademesinde ele alınması mümkün olur” diye de ekliyor.
Nazan Moroğlu’nun son sözüyse kadınlara: “Kendinizi sürekli geliştirmeye devam edin! Bakın, ben bu yaşta olmama rağmen 6 yıldır ‘kadın ve yapay zekâ’ üzerinde çalışıyorum. Zira sisteme yüklenen algoritmalar kadını görmediği için yeni bir toplumsal cinsiyet eşitsizliği riskiyle karşı karşıyayız. O yüzden gelişmeleri her an takip edin ve kendinize sahip çıkın!”