TÜROFED’den “Türkiye modeli” önerisi
TÜRSAB, dünyanın önde gelen seyahat portalları Musement, Expedia, GetYourGuide, Viator, Isango, ToursByLocals, Agoda, Trip.com, Hotels.com ve Airbnb’ye “haksız rekabet” gerekçesiyle dava açtığını duyurunca, hemen TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı’yı aradım, davayla ilgili ne düşündüğünü sordum…
Erkan Bey, konuyu değerlendirirken dijitalleşme, yapay zekâ ve küresel rekabet vurgusu yaptı ve şunları söyledi:
TEMEL ARAÇ HALİNE GELDİ
“Bugün turizm sektörü yalnızca yatak kapasitesi bakımından değil, özellikle bizim için dijital girişim, veri yönetimi, yapay zekâ temelli sistemlerle rekabet eder noktaya geldik. Yani online seyahat platformları, artık bizim için arz ile talebi küresel ölçekte buluşturan temel bir araç hâline gelmiş durumda.
ERİŞİM ENGELİ ÇÖZÜM OLMAZ
Bu tartışmayla neyi çözmeye çalıştığımız konusunda henüz tam olarak mutabık değiliz. Yani sorunun adı net konulmadan çözüm üretmek mümkün değil bence. Dolayısıyla meseleyi yalnızca ‘platform kapatılsın mı, kapatılmasın mı, erişim engellensin mi?’ eksenine taşımak çok doğru değil. Önce şu soruya cevap vermemiz gerekiyor: Burada rekabet mi, tüketici mi, sözleşme dengesi mi, iç pazar mı, veri konusu mu sorun? Henüz üzerinde uzlaşılan bir sorun tanımı yokken, doğrudan erişim engelleme gibi bir yönteme başvurmak sağlıklı bir politika değil.”
Konuyu biraz daha detaylandırmasını isteyince tartışmanın belki de tüm seyrini değiştirecek şu cümleleri kurdu:
ORTAK MASADA BULUŞALIM
“Tüm dünyada bu sistemler devam ederken, dünyada ilk dörtte yer alan, turizm gelirinde ilk yediye giren, örnek bir başarı hikâyesi yazmış bir turizm sektörünün bu tür yasaklarla anılmasını çok doğru bulmuyorum. Biz, dünyada 2 milyon turistten bugün 65 milyona ulaşmış bir ülkeyiz. Tüm dünyada turizm başarımız konuşulurken böyle yasaklarla anılmak bize yakışmaz. Eğer ortada bir sorun varsa, biz bu sorunu çözecek bilgi birikimine ve yeteneğe sahibiz. Ama bunun için kamunun liderliğinde bir masa etrafında buluşmamız lazım.”
BOOKING VE UBER ÖRNEĞİ
“Nasıl Booking’in erişimini kapatarak iş modelini değiştiremediysek, nasıl Uber’e erişim engeli getirerek taksi sorununu çözemediysek, bu tür erişim engelleri de sorunu çözmez. Aksine sorunu daha da büyütür. Bu, sektörün rekabet gücünü azaltır, tüketicinin kıyaslama imkânını ortadan kaldırır. Dijitalleşme engellenerek uluslararası rekabet gücü korunamaz, aksine çok geride kalırız. Bu iş, İspanya'da, İtalya'da, Fransa'da nasıl yapıldıysa biz de öyle yaparız. Hatta daha iyisini yapıp bir Türkiye modeli de oluşturabiliriz.”