THY UÇUNCA BİZ DE UÇTUK
Arkadaşlar yurtdışı müteahhitlik bu mesleğin en zor kısmıdır. Yabancı bir dünyada devlerle çarpışırsınız. Aynı zamanda ülkenizi temsil edersiniz. O yörenin işçileriyle çalışacaks
Yalnızca bu sözler bile THY’nin uçuş noktalarını artırarak Türkiye’nin gelişmesinde ne kadar önemli bir rol oynadığını göstermeye yetiyor.
Düşünün ki Selim bugün Benin’de, Ruanda’da, Kongo’da, Senegal’de Gabon’da, Nijer’de, Ekvator Ginesi’nde, Sierra Leone’de büyük projeler yürütüyor. Her birine THY uçuyor.
THY’nin bu atağı olmasa nasıl olacaktı? İşte başarının ardındaki bir sır da budur.ınız. Ülkenizden işçi götüreceksiniz. Devasa makina parkları kuracaksınız.
Türk müteahhitleri dünyada o kadar büyük projeler yapıyorlar ki...
Bir geçmişten bir de bugünden örnek verirsem;
Bugün Limak’ın yeniden inşa edip büyüttüğü 100 bin kişilik Barselona stadının yarattığı sembol etki. Ve Kalyon grubunun, Anamur’dan KKTC’ye 280 metre denizaltından götürdüğü su projesi unutulur mu? Barış Harekâtı kadar önemlidir.
Yıkan değil, yapanların savaşı dediğim işte budur.
Suudi Arabistan’da devlerle yarışarak Körfez’de yapılan metrolar, oto yollar, iş merkezleri, havalimanları birer örnektir.
Yine Afrika’ya dönersek...
Daha 15-20 yıl öncesine kadar Türklerin Afrika’da yaptığı işler Libya merkezliydi. Afrika’nın derinlerinde, sahra altında Türkiye neredeyse yoktu.
Koca kıta; Fransız, İtalyan, Amerikan ve Çin şirketlerinin elindeydi. Peki nasıl oldu da Türk müteahhitliği buralara ulaşabildi?
İşte bu sorunun cevabı için Selim Bora’nın bana söylediği şu sözlere dikkat çekiyorum: “Daha önce bırakın ihale almayı Afrika’ya gitmek meseleydi. Uganda’yı konuşuyoruz diye örnek vereyim. Sanıyorum 2016’ya kadar THY, Uganda’ya uçmuyordu. Biz de Fransız, Alman havayollarını aktarmalı olarak kullanıyorduk. Mesela ihaleyi aldık. Uganda’ya şantiyelere işçi götüreceğiz. Fransa üzerinden gitmek zorundayız. Ama transit olmasına rağmen bize Schengen vizesi vermiyorlardı. Düşünün ne kadar zorlanıyorduk. Ama ne zaman THY uçmaya başladı. Derin bir nefes aldık. Biz de uçuşa geçtik.”
Stadı yapan Summa’nın sahibi Selim Bora ve Büyükelçi Mehmet Fatih Ak tören sırasında.
ELÇİLİKLERİN GÜCÜ
Türk müteahhitliğinin ve girişimciliğinin Afrika’ya açılıp böyle başarılar kazanmasının ardındaki bir başka önemli faktör ise kıtada açılan elçiliklerimizdir.
Düşünün ki; 2002 yılında Afrika kıtasında sadece 12 büyükelçiliğimiz vardı. 2022 yılında bu sayı 44’e yükseliyor.
Yine 2008 yılında Ankara’da yalnızca 10 Afrika ülkesi büyükelçiliği varken; 38’e yükseliyor.
İşte Afrika’daki başarının ardındaki bir başka sır da budur.
THY uçuyor, elçilikler açılıyor, Türk girişimi oraya gidiyor. Aynı üçlü dünyanın birçok yerinde birlikte hareket ediyor. Bu aslında sır olmaktan çok bir vizyondur. Bu noktada bu atılım ve açılımlar için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hakkını teslim etmemiz gerekiyor. İrade budur.
Yurtdışı müteahhitlik ödül töreni diye haberlerde kısaca geçiverdiğimiz bu muazzam başarıyı eski dostum Selim’i dinleyince çok daha iyi anlıyoruz.
Helal olsun. Başarılarınızın devamı gelsin.🙄