BİREYSEL DAVRANIŞ DEĞİŞİKLİĞİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Tıbbi Onkolog Prof. Dr. Özlem Sönmez ile inceledik raporu. Diyor ki: “Akciğer kanseri mesela, sigara ve hava kirliliğiyle doğrudan orantılı. Sigarayı bırakmak, spora başlamak, Akdeniz tipi, lif ve yeşillikten bol beslenme alışkanlığı edinmek, hareket etmek gibi kişilerin hayatında yapacağı ufak değişiklikler aslında büyük değişimler yaratabilir. Fakat bu sorumluluk kişilerin sadece kendisinde değildir. Sağlık otoriteleri de çözümün doğrudan parçası olmalıdır. Mesela, hava kirliliği ve sigara ile mücadele politikaları olmalı ve uygulanmalı, tarım ürünlerinde kullanılan kimyasalların miktar ve çeşitliliği sıkı denetlenmelidir. Obezite ve işlenmiş gıdalar ile ilgili eğitimler verilmeli ve yanı sıra ihtiyacı olanlara da maddi destek sağlanmalıdır. HPV kaynaklı rahim ağzı kanseri, aşı ile yüzde 100 engellenebilir. Aşının ücretsiz olması da mücadelede atılacak önemli adımlardandır yine. Tarama ve testlerle, kolon kanseri yüzde 90 engellenebilir. Yüzde 10’da erken yakalanabilir. Meme kanseri de aynı şekilde yüzde 90 erken yakalanabilir, böylece erken evrede tedavi başlar, kişinin yaşam şansı artar, kaliteli yaşam süresi uzar. Toplumun bu tarama ve testlere yönlendirilmesi de yine otoritenin sorumluluğundadır.”
BU RAPOR ÜLKELER İÇİN AÇIK BİR SORUMLULUK ÇAĞRISIDIR
DSÖ raporuna göre, kadınlarda önlenebilir kanser nedenlerinin başında enfeksiyonlar var. Bu grupta en büyük paysa, rahim ağzı kanserlerinin neredeyse tamamından sorumlu olan, İnsan Papilloma Virüsü (HPV) enfeksiyonuna ait.
HPV KANSERİ AŞI İLE ÖNLENEBİLİR
Cumhurbaşkanlığı Sağlık Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Toker Ergüder, rapor ışığında şu yorumu yapıyor: “2022’de dünya genelinde yaklaşık 660 bin rahim ağzı kanseri vakası görülmüş, her yıl gerçekleşen 350 bin ölümün yüzde 94’ü düşük ve orta gelirli ülkelerde meydana gelmiş. Oysa HPV aşıları, rahim ağzı kanserine yol açan virüs tiplerine karşı yüksek düzeyde koruma sağlamakta; HPV temelli tarama programları, kanser öncülü lezyonların erken yakalanmasına imkân vermekte.”