Farelerin sırtına yerleştirilen özel GPS ve kamera sistemi sayesinde ekipler enkazın derinliği ve erişilmesi zor alanlar hakkında anlık ve detaylı bilgi alabiliyor. Eğitimleri yaklaşık 3 yıl süren farelerin çevresel faktörlere karşı duyarlılıklarının artırıldığı ve canlı insan kokusunu ayırt edebilecek seviyeye getirildi. Bu sistemin özellikle insanların ve mevcut teknolojinin erişmekte zorlandığı alanlarda önemli bir tamamlayıcı rol üstlenmesi amaçlanıyor.
"Mevcut yöntemleri tamamlayıcı bir unsur"
Kahraman Fareler Programı Lideri Dr. Danielle Giangrasso, programın arama kurtarma alanında önemli bir ihtiyaca cevap vermeyi hedeflediğini söyledi. Giangrasso, "Kahraman fareler, hayatta kalan insanları tespit etmek üzere eğitiliyor. Canlıya yaklaştıklarında yeleklerindeki sinyal vericiyi kullanarak üs noktasına uyarı gönderiyorlar" dedi.
Farelerin ikinci temel yeteneğinin ise verilen komutla üs noktasına geri dönmek olduğunu belirten Giangrasso, "Bu sayede arama sırasında kontrollü ve güvenli bir çalışma yürütülebiliyor" ifadelerini kullandı.
Eğitim sürecinde farelerin çok erken yaşlardan itibaren kedi ve köpek kokularına maruz bırakıldığını aktaran Giangrasso, Türkiye’de sokak hayvanlarıyla herhangi bir olumsuz etkileşim yaşanmadığını vurguladı.
Türkiye’de operasyonel kullanım hedefi
Kahraman farelerin 2015 yılında yapılan ön fizibilite ve kavram kanıtlama çalışmalarıyla ortaya çıktığını belirten Giangrasso, 2017’de GEA Arama Kurtarma ile kurulan işbirliğiyle projenin Türkiye boyutunun başladığını kaydetti. Yakın zamanda Tanzanya’dan Türkiye’ye getirilen farelerin gerçekçi enkaz alanlarında eğitimlerinin sürdüğünü aktaran Giangrasso, operasyonel kullanımın araştırma sürecinin tamamlanması ve gerekli onayların alınmasının ardından mümkün olacağını söyledi.
Uzun ömürlü ve dayanıklı tür🙄