Yas tutmak ya da tutmamak...
‘Hamnet’, William Shakespeare ve eşi Agnes’ın, oğulları Hamnet’in vefatının ardından yaşadıkları yas sürecine odaklanıyor. Chloé Zhao’nun, Maggie O’Farrell’ın 2020 tarihli romanından yazarla birlikte kaleme aldığı senaryodan uyarladığı yapım, ‘Hamlet’ adlı ünlü oyunun asıl olarak kayıp evladın acı hatırası için yazıldığı fikrini işliyor. Filmde Agnes’ı canlandıran Jessie Buckley ortaya koyduğu performansla Oscar’da En İyi Kadın Oyuncu dalının en büyük favorisi gösteriliyor.
William Shakespeare tüm zamanların en bilinen yazarı olmasına karşın hayatının tam bilindiği söylenemez. Kayıtlara göre özel yaşamına ilişkin çok az veriye sahibiz; Anne Hathaway’le evlenmiş, ikisi ikiz üç çocuğu olmuş (Susanna, Hamnet ve Judith) ve ne yazık ki Hamnet 11 yaşında ölmüş. Hal böyle olunca edebiyat ve sinema, bu büyük kalemin öyküsüne kimi kurgusal dokunuşlarla yaklaşmayı, onu tahayyül ve ihtimaller eşliğinde okurla ya da izleyiciyle buluş-
turmayı hem bir hak hem de bir tür vefa borcu olarak görmeyi her daim yeğlemiş.🤫Sinemada bu örneklerin başında John Madden’ın 1998 tarihli, yedi dalda Oscar kazanan çalışması ‘Âşık Shakespeare’ (Shakespeare in Love) gelir (bence son derece vasat bir yapımdı). ‘Hamnet’ de bu yoldaki yeni bir adım ve benzer şekilde popüler kültürde yerini alacağa benziyor. Daha çok bağımsız karakterli ‘Nomadland’le tanınan ve 18 yaşından beri ABD’de yaşayan Çinli yönetmen Chloé Zhao’nun imzasını taşıyan yapım, Maggie O’Farrell’ın çok satmış romanından uyarlandı.
‘Cadının kızı’
Senaryosunu Zhao ve O’Farrell’ın birlikte kaleme aldıkları film farklı duraklara uğruyor ve nihayetinde bir evladın kaybıyla başa çıkmanın zorluğunu iki ayrı kutup üzerinden anlatıyor. Önce öykü diyelim: Agnes evlat edinildiği ailede yaşayan ama takımdan ayrı düz koşularla öne çıkan bir kişiliğe sahiptir. Ormanda yürüyüşler
yapar, doğanın vahşi ama bir o kadar da dingin yapısı içinde kendine bir yer açmaya çalışır, ehlilleştirdiği şahiniyle vakit geçirir. Lakabı da küçük yaşta ölümüne şahit olduğu annesinin kimi güçlere sahip olduğu varsayımının da etkisiyle ‘Cadının kızı’dır. Will’se Stratford’da kimi zenginlere Latince dersi veren, eldiven üretimi yapan babasının deyişiyle ‘işe yaramaz, ticarete ilgisi olmayan’, öte yandan yazmaya hevesli bir gençtir. Agnes’ı görür ve âşık olur. Konuşkan değildir ama mitolojiden ödünç alarak anlattığı Orpheus ve Eurydice’nin hikâyesiyle genç kadını etkiler.