KULİSTE BÜYÜDÜM
Evinç ve Hüsnü Sunal çifti operada tanışıp evleniyorlar. Ayşem Sunal, meşhur Evinç ve Hüsnü Sunal çiftinin iki kızından biri olarak sanatın adeta içine doğuyor: “Annemle babam çok yoğun çalışıyorlardı. O yüzden beni de hep yanlarında provalara, temsillere götürüyorlardı. Bir nevi kuliste büyüdüm diyebilirim. Evde de hep yakın dostları, meşhur balerinlerimiz Meriç Sümen, Oytun Turfanda, Osman Şengezer gibi isimlerin olduğu bitmeyen sofralar olurdu. Sürekli sanat konuşulan, müzik dinlenen çok keyifli bir evdi. Ben de çok hiperaktif bir çocuktum. Sürekli dans ediyordum. O yüzden bu sanat çevresinin içinde olmaktan mutluyduk.”
ZOR MESLEK: BALE
Sanatın içinde büyüyor, dansı da seviyor. Öyleyse meslek olarak balerinliğe yönlendirilmiş olmalı, değil mi? Değilmiş: “Ablam da balerindi ve özellikle o benim balerin olmamı istemiyordu çünkü zorluğu çok; ömrünüz boyunca bale için yaşıyorsunuz, yediğinize, içtiğinize, uykunuza dikkat ediyorsunuz, provalar, programlar... Anadolu Lisesi sınavlarına hazırlandım. Babamın benim için hayalleri vardı. Robert Kolej’i kazandım.”
GİZLİCE SINAVA GİRDİM
Ancak onun sevdiği şey baleydi: “O sırada Konservatuvar sınavları açıldı. Annem, babam ve ablam turnedeydi. Ailemden gizli sınava girdim. Kazandığım ortaya çıkınca evde bir sessizlik oldu. Babam başta üzüldüyse de sonra bana her konuda destek oldular. Çocukluğumda hep çok dans ettiğimden, provaları da izlediğimden konservatuvara girdiğimde hiç zorlanmadım. Provalarda gördüğüm hareketleri küçükken beynim fotoğraf hafızasına kaydetmiş herhalde! Akademik eğitimi de çok sevdim. Sınıf atlayıp okulu beş senede bitirdim.”