VEGANLIĞA BAKIŞ ANCAK BİLGİ İLE DEĞİŞİR
Toplumun veganlığa bakışının ana akım ya da sosyal medya eliyle yaygınlaştırılan ‘çarpıtılmış’ tekil görüntüler ya da gerçekliği şüpheli sert karşılaşmalar üzerinden değil; medyanın kamuoyuyla doğru bilgiyi paylaşması, kamunun bu konuda politikalar geliştirmesi ve bilgiye dayalı, kapsayıcı, uzun tartışmalarla mümkün olduğunun da değinen Arıman, “Hayvanların yaşamlarının, gıda sistemlerinin nasıl işlediğinin ve bu sistemlerin hem insanlar hem gezegenimiz üzerinde ne tür etkileri olduğunun daha görünür olmaya ihtiyacı var” diyor.
DOĞANIN DÖNGÜSÜ BÖYLE BÜYÜK BALIK KÜÇÜĞÜNÜ YER
Peki ya sert eylemler? Vegan arkadaşlarım ve sektör temsilcilerine sordum.
Vegan, Duygu Kırbaş: “Yaşam hakkı savunurken başkasının da hakları olduğu unutulmasın. O balıklar o beyefendinin belki de tek ve son şansıydı evine ekmek götürmek için. Niyetin iyi olduğundan hiç şüphem yok ancak sanat eserlerine saldırarak çevre ya da hayvan haklarına dikkat çekmek de vandallık bence.”
Vegan Kerem Can Yılmaz: “Arkadaşlarımda dışarı çıktığımda, aynı masada et yiyen de oluyor. Annem neredeyse etsiz yemek pişirmez. E, veganım diye küseyim mi, yediklerini ya da pişirdiklerini çöpe mi dökeyim? Böyle dikkat çekilmez, saldırarak ancak veganlığa karşı yanlış bir bakış açısı oluşturulur.”
Bunun adın ‘Vegan terörüdür’
Balıkçı Kenan Balcı: “Ne kadar zordur balık tutmak bilir misin? Hele de oltayla. Sabır ister. Sonra biri geliyor ve tüm emeğini çöpe atıyor. E, balıkları kurtarmış mı oldun? Büyük balık küçük balığı yemiyor mu? Doğanın döngüsü böyle.”
Şef, restoran zinciri sahibi Tahir Tekin Öztan: “Bizim et yemeyene saygımız var ama onların bize yok! Doğanın bir döngüsü ve insanın da proteine ihtiyacı var. Balık, koyun, kuzu... Bunlar biz yiyelim diye var. Kaldı ki bitki de canlı değil mi? Neden yiyorlar o zaman. Bu işi eyleme dökmek vegan terörüdür.
🤫