Çukur mukur her şey var
Hiç yolunuz düştü mü bilmiyorum.
Ama eminim birçok yer böyledir. Mesela arabayla Fulya civarından çıkın Nişantaşı’na doğru...
Topağacı yokuşundan geçin ara sokaklara girin.
Osmanbey civarında turlayın.
Böbrek taşınız varsa günde 3-5 tur geçin düşer o taşlar!
Bu kadar bakımsız, bu kadar bozuk yolları son zamanlarda görmemiştim.
Bu bir günlük deneyim falan değil.
Arabayla da geçsem taksiyle de geçsem herkesin dilindeki bir mevzu bu.
İsyan ediyor şoförler.
“Şu yolların hali nedir” diye sürekli soruyorlar.
Kimdir sorumlusu bilmiyorum.
Neden ilgilenmiyorlar onu hiç bilmiyorum.
Bedeli neden vatandaşa ödetiyorlar anlamıyorum.
Ama olacak şey mi günümüzde?
Çok mu zor oraya asfalt atmak cillop gibi yol yapmak...
Herkes oldu bestekâr
Bu isyan çok haklı bir isyan.
Çünkü ortalık bir hevese kapılanlarla dolu.
Üstelik bu hevese kapılanlar işi gücü bırakıp köşeyi döneceklerini sanıyorlar.
Olay şu...
Son zamanlarda yapay zekâ ile yapılan besteler arttı.
İyi işler de var tabii aralarında.
Fakat onu yapmak için de bu işe bir yatkınlık gerekiyor, az da olsa anlamak gerekiyor...
Şimdi bazı sanatçılar isyan ediyorlar. Sürekli mesajlar alıyorlarmış “Acayip bestelerim var dinlemek ister misiniz” diye.
İki, üç programa para verip üye olan şap diye bestekâr oluyor.
Sonra da “bakın bakın ne yaptım” diye size dinletmeye çalışıyorlar.
Ben size olacakları söyleyeyim.
Bunun da suyunu çıkardık.
Aylık aboneliklerini yıllığa falan çevirip paralarını dağıtacaklar.
Belki 1-2 şarkı satarım diye umutlanıp günün sonunda ‘ya bu işler böyle olmuyormuş’ diyecekler.
Üzgünüm ama yaptığınız işte ne bir yetenek var ne bir büyü ne de başka bir şey.
İki saçma söz yazıyorsun, uygulamadan müzik türü falan seçiyorsun, komut giriyorsun, herkese verdiği müziği sana veriyor...
Sen de ‘ben yaptım’ sanıyorsun. Yanılıyorsun kardeşim yanılıyorsun...
İşi sıkı tutuyorlar
Hafta sonu yoğun bir sigara denetimi vardı.