ECZANE KAPISI KİLİTLİ
AVNİ Kurtuldu Cumhuriyet’teki ‘Eczane kapısı kilitli’ başlıklı yazısında “Eczacılık Fakültesi’ni bitirmiş, diplomasını cebine koymuş ama mesleğin ‘sahibi’ olamamış binlerce genç eczacı var” diyor.
Bunların eczane açmak istediğini, hatta ‘çalışayım, büyüteyim, hizmet edeyim’ dediğini ancak önünde tek yol olduğunu belirterek, “O da devir. Devir piyasası artık bir işletme devri değil, resmen ruhsat erişim pazarı” ifadelerini kullandı. Sıkıntı tam da şöyle büyüyor: Eczane sahibi olmak için bilgi yetmiyor, emek yetmiyor, niyet yetmiyor. Para gerekiyor. Hem de öyle böyle değil, ‘hava parası’ adı altında çoğu zaman işletmenin gerçek değerini aşan uçuk rakamlar talep ediliyor.
Aksi halde daha çok genç işsiz kalır, daha çok yaşlı nöbette kalır. Kurtuldu, bu noktada açık bir soru var diyor: “Bu bir meslek mi, yoksa giriş bileti parayla satılan kapalı bir kulüp mü?”
Bugün Türkiye’de eczane sistemi iki insan tipini aynı anda eziyor. Bir yanda yaşlanmış ama çalışmak zorunda kalan, diğer yanda genç ama işsiz bırakılan eczacı. Bu ne piyasanın doğal sonucu ne de kader. Bu, yönetilebilir bir problem. Yeter ki meseleye ‘kim haklı” diye değil, “Kilidi nasıl açarız?” diye bakalım.
Kilit belli: Sınırlı açılış artı kontrolsüz devir artı emeklilik güvencesi.
Anahtar da belli: Genç eczacıya finansman, yaşlı eczacıya güvenli emeklilik, denetimli-şeffaf devir. Aksi halde daha çok genç işsiz kalır, daha çok yaşlı nöbete kalır!😑