Melek Akarmut, 27 gün cezaevinde kaldıktan sonra tahliye edildi. Tahliye sonrası iş yerine gelen Akartmut, yaşadığı süreci DHA muhabirine anlattı. Akarmut, “Köpeğim kaldırımda uyuyordu, taksi de kaldırıma çıkmıştı, 15 dakika boyunca kaldırımda bekledi. Yolcusunu aldı. Videoda görüldüğü gibi 2 kız çocuğu da vardı. Taksi şoförü, direk köpeğin üzerine çıktı. Köpeğin çığlığıyla dışarı çıktım ve benim tepkimle geri gitmek zorunda kaldı. İleri gitse daha iyiydi, geri gidince ikinci kez köpeği ezdi. Tabii ben de tepki gösterdim, ‘görmedin mi, kaldırımda ne işin var’ dedim. Adam, sakin sakin ‘görmedim’ dedi. Karısı da arkadan bana bağırıyor, ‘çocuklarım rahatsız oldu, korktu’ diye ve bana küfretti. Kamera ve ses kaydında ben diyorum ki; ‘Sen bana hakaret ettin, seni mahkemeye vereceğim’ diyorum. Orada toplananlar bana diyorlar ki, ‘Sen karışma biz hallederiz’ diyorlar. Duyarlı vatandaşlar, karakola gidip şikayet ettiler ama köpek onların olmadığı için şikayetlerini almadılar” dedi.
‘ADAM BİRÇOK SUÇ İŞLEDİ, CEZASINI BEN ÇEKTİM’
Taksi şoförünün kendisinden 100 bin lira uzlaşma parası istediğini ve bu parayı vermediği için ceza aldığını kaydeden Akarmut, şunları söyledi:
“Olayın bu kadar büyüyeceğini bilmediğim için adam benden 100 bin lira uzlaşma parası istedi. Ben 100 bin lirayı vermiş olsaydım, cezaevine girmeyecektim. Adam köpeğimi iki kez ezdi ve hiçbir şekilde tedavisini üstlenmedi. Çekti gitti, hatta giderken bir kadın onu durdurmak istedi, onu da neredeyse eziyordu. Adam birçok suç işliyor, cezasını ben çekiyorum. İkidir cezaevine giriyorum. Ben bunları hak edecek ne yaptım. Ben hayvanların haklarını koruyup savunuyorum. Çok cana bakıyorum. Kedi sığınma evim var. İş yerimin geliriyle sokak hayvanlarına bakıyorum. Güzel bir şey yaptığımı düşünüyorum. Bildiklerini yapsınlar, ben yine sokak hayvanlarına bakmaya devam edeceğim. Kendimi savunmuş olsaydım ya da 100 bin liram olsaydı cezaevine girip böyle bir ceza almamış olacaktım. Cezaevinde akşam yemeği yemiştik. ‘Melek Akarmut’ diye seslendiler. Ben de hani ‘ne oldu, yanlış bir şey mi oldu’ diye bakmaya gittim. 3’üncü kata nasıl çıktığımı hatırlamıyorum. Memurum ne oldu’ dedim, dedi ‘tahliyesin.’ Şoka girdim, ‘şaka falan mı?’ dedim. Dizlerim üzerine çöküp gözyaşı döktüm. Kendime çok zor geldim. Allah razı olsun çok ilgilendiler, çok yardımcı oldular. Akşam saatlerinde dışarıda bırakmadılar. Eşim Mardin’den gelinceye kadar evlerinde misafir ettiler. Geldim, çocuklarıma kavuştum. Çok mutluyum. Cezaevinde kaldığım süre boyunca örgü örerek vakit geçirdim. Boş durmadım, 9 günde bu üzerimdeki örgüyü yaptım. Diğer kadınlara da örnek olmak istedim; uyumak yerine günlerini verimli geçirmelerini tavsiye ediyorum.”