Ne yani? Tokalaşma da mı olmayacak
BİR süredir şu üç tokalaşma konuşuluyor:
BİR: Ruşen Çakır’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’la tokalaşması.
- İKİ: Ali Mahir Başarır’ın Adalet Bakanı Akın Gürlek’le tokalaşması.
- ÜÇ: Ümit Özdağ’ın Hüseyin Yayman’la tokalaşması.
Bu “üç tokalaşma” bazılarına dert oldu.
Vuruyorlar da vuruyorlar. “Sen nasıl onunla tokalaşırsın” diyorlar.
Tokalaşmayı “teslim olma” ya da “teslim alma” olarak görüyorlar.
Tokalaşanlar da sürekli “tokalaştım ama bir sor hele neden tokalaştım” diye açıklama üstüne açıklama yapıyorlar.
Hem en basit medeni hareketi, yeryüzünün en lanetli işine çeviriyorlar hem de gerginlikten, gerilimden yakınıyorlar.
Ya sabır. Ya sabır.
Ne yani? Tokalaşma da mı olmayacak? Gazeteciliğini Erdoğan karşıtı aktivizme dönüştürmüş Ruşen Çakır, tabii ki Erdoğan’ı gördüğünde saygıyla elini sıkmaya çalışacak.
- Akın Gürlek’e karşı en sert söylemleri yükseltmiş Ali Mahir Başarır, tabii ki Akın Gürlek’le karşılaştığında selam verecek, tokalaşacak.
- AK Parti’yle kıran kıran mücadele eden Ümit Özdağ, tabii ki AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’la tokalaşacak. tartışılacak, konuşulacak işler değildir bunlar. Kendimize gelelim.