TAC MAHAL DE BABÜR ESERİ
Bütün Kuzey Hindistan’ın her köşesi Babür devri camileriyle doludur. Bilhassa Delhi’deki Kızıl Kale, medreseler, hamamlar o devrin kalıntılarıdır. Aslında Hindistan’daki tarihî miras, Brahminlerden kalma eserlerden ziyade doğrudan doğruya Babürlüler devrinin şehir ve din kültürü izleriyle şekillenmiştir. Tac Mahal bile onların eseridir. Nihayet Pakistan’daki Urdu kültürü de bu mirasın devamıdır.
Bunları herkesin bilmesi gerekir. Bazı şeyler kaçınılmazdır; Nasıl Roma kültürü İtalya’dan silinemezse, nasıl Selçuklu, Osmanlı ve Bizans kültürü Türkiye’den silinemezse, hiçbir şekilde Babür kültürü de koca Hint altkıtasından silinemez.
Babürlüler İmparatorluğu, Kuzey Hindistan’a Müslümanlığı yerleştiren devlettir. Bu kalıntı kalıcıdır. Hindistan istese de istemese de bugün yaklaşık 300 milyon Müslümana sahiptir. Şüphesiz ki bu unsur, ekonomik bakımdan diğer gruplara göre geri kalmıştır. Yeni Hint zenginleri ve şimdiki Başbakan Modi çevresi de bu durumu istismar etmekten çekinmiyor. Ne yapacaklarına kendileri karar verirler; ama herhâlde Çin’e karşı, Pakistan’a karşı ve böyle bir Avrupa Birliği ittifakıyla paçayı kurtarma şansları giderek azalmıştır. Doğrusu Ursula von der Leyen ile Hindistan Başbakanı Modi birbirlerine olsa olsa fal bakarlar.