MASUMİYET MÜZESİ
- ROMANI: Su içer gibi kendini okutur. Kahramanla empatiyi kışkırtır. Orhan Pamuk’un amma da takıntılı bir adam olduğunu düşündürür. Bir başyapıt değildir ama sonuçta bir uçak yolculuğunda iyi vakit geçirtecek bir romandır. Ben uçakta okumuş, yolculuğun nasıl geçtiğini anlamamıştım.
- DİZİSİ: Romandan bir tık daha kötü bir dizi. Ama fazla kötü değil ha! Sadece bir tık. Romanı unutup izlediğinizde ise “Allah Allah! Hiç de fena değil gibi” dedirtiyor. Romana sadakat gibi bir kaygısı olmasa engin denizlere açılıp yalçın kayalıklara ulaşabilir miydi acaba? Neyse yine de hiç yoktan iyidir.😐