Abartmasak mı?
Böyle hareketler, böyle yüksek cümleler bir davaya inananları da yaralar.
İnsanları kavgaya tutuşturur.
Her şeyi dozunda yapmak lazım.
Hayvanlara, “Dostlarımız, yoldaşlarımız” diyoruz bizler.
Onlarsız bir yaşam düşünemiyoruz.
Arada sevmeyenler yok mu! Var. Onlara diyecek sözüm yok. Sevmemesine de saygı duyarım, sevene müdahale etmediği sürece.
Ama bu “seviyorum, sevmiyorum”u bir savaşa dönüştürmek doğru değil.
Bakın birileri çıkmış bir yayında şöyle savunuyorlar mevzuyu: “Savaştayız. Can kayıplarımız olacak. Evlatlarımızı şehit veriyoruz.”
Sonra bir başkası şu sözlerle desteğini gösteriyor:
“Kurtuluş Savaşı bu. Bütün hepsi bizim gazilerimiz, şehitlerimiz.”
Yahu şehitlik mertebesiyle bir tutulur mu hiç...
“Evladım” de evcil ya da sokaktaki dostuna, “canım” de, tüm sevgi sözcüklerini kullan.
Ama böyle “savaştayız” falan denmez.
Sen böyle dersen, karşı görüşündeki birini hemen haklı çıkarırsın ve üzerine saldırtırsın.
Diyorum ya dozunda! Her şey dozunda!
Yok öyle bir rakam
Ortadoğu’nun Ebru Gündeş’i Assala...
Çok seviliyor, çok dinleniyor.
Geçtiğimiz günlerde Riyad’da 15 bin kişiye bir konser verdi.
O konserde sahnede konuğu Ebru Gündeş’ti.
İkili hem Arapça hem Türkçe şarkılar söyledi.
Performans iyiydi. Tekrar tekrar izlenesi videolar gördüm.
Şimdi “Ebru Gündeş sahnede 1 saat kaldı ve 20 milyon lira kazandı” diyorlar.
Ne seviyoruz rakam konuşmayı. Ne seviyoruz abartmayı.
Bu pek mümkün değil...
Hatta biliyorum hiç mümkün değil. Yani buradan şu çıkıyor ‘Ebru Gündeş 20 milyon lira almadı’, kesin ve net bilgi.
Evet belli miktar para almıştır.
Belli ki planlı bir davetti, oraya gidildi prova yapıldı vesaire. Emek var yani.
Emeğin de bir karşılığı olmalı. Fakat öyle konuşulan rakamlar yok ortalıkta.