Hayırdır savaş mı çıktı
HAFTALARDIR konuşuyoruz...
Her gün aynı soruyu tekrar tekrar görüyorum.
“ABD, İran’a saldırır mı? Ne zaman saldırır?”
Biliyorsunuz... İlk olarak daha bu konu gündemde bile değilken İran’ın vurulacağını yılbaşında yazmıştım.
His miydi? Hayır.
Kehanet miydi? Hayır.
Tamamen Trump ve Netanyahu’nun aralarında geçen görüşmelerin içeriğine göre bu meselenin er ya da geç gündeme geleceğini söylemiştim.
Yalnızca tek fark şu... İran’da yaşanan devasa protestolar, rejimin giderek zayıflaması ve bölgesel dinamikler takvimi çok öne çekti.
Bakın...
Son haftalarda 250’den fazla dev Amerikan kargo uçağı bölgeye geldi.
F-35 ve F-15’ler filo filo Avrupa’dan Ortadoğu’ya kaydırılıyor.
Önce USS Abraham Lincoln sonra da USS Gerald R. Ford uçak gemileri ve beraberindeki filolar bölgeye kaydırıldı.
Geçen gün E-3 Sentry AWACS keşif uçakları Alaska’dan İran sınırına gönderildi.
3 hafta öncesine gidelim...
Herkes ABD-İran müzakere ihtimalini yazıp çizerken, masada ulaşılacak bir barış hayal ediyorken “Müzakere bahane, hedef rejim” demem bir tesadüf müydü?
Peki ya iki hafta sonrasında Trump’ın tam da bunu teyit eden “Rejimin düşmesi en iyi sonuç olur” açıklaması?..
Siz bu satırları okurken dün ABD ve İran Cenevre’de görüşmüş olacak.
Trump yönetimi her fırsatta İran ile anlaşmanın pek mümkün olmadığını vurguluyor.
Bu, dağılacak masanın önünü şimdiden almak mıdır? Dosta, düşmana neler yaşanacağının kısa bir fragmanı mıdır?
Ve asıl soru... Yoksa ABD, dayattığı şartların İran rejimi için imkânsız olduğunun gayet de farkında mıdır?
ABD bir yandan masada müzakere perdesi çevirirken diğer yandan da son zamanların en büyük yığınağını yapınca...
Şu soru aklımdan çıkmıyor:
Hayırdır, savaş mı çıktı?
Çünkü bu yapılan planlar, göz korkutma için de caydırıcılık için de herhangi bir ülkeye şart kabul ettirmek için de bana ziyadesiyle fazla geliyor.🤫