Dün New York Times’ta yer alan bir habere göre bu çağrı hemen etkisini gösterdi ve Çin’den Japonya’ya giden turist sayısında yüzde 45 gibi keskin bir düşüş yaşandı. Japon hükümeti tarafından pazartesi günü açıklanan verilere göre, geçen yılın son üç ayında ülkeye gelen turistlerin harcamaları yüzde 2.8 azalarak 45.6 milyar dolara düştü. Bu, dört yıldan fazla bir süredir görülen ilk yıllık düşüş oldu. Rapora göre, Japonya ekonomisi genel olarak çeyrekte yüzde 0.2 büyüdü. Tüm bu gelişmelerde Çinli turist sayısında ve harcamasındaki olağanüstü düşüşün etkisini tahmin etmek güç değil.
MİLLİYETÇİ ÇİNLİ TURİST STRATEJİSİ
Acaba Türkiye gözünü Japonya’ya gitmeyen milliyetçi Çinli turistlere dikebilir mi? Onları Türkiye’ye gelmeye ikna edebilir mi? Bence kesinlikle evet... Ama ciddi bir stratejiyle ince ince çalışmak şartıyla.
Bu kitleyi çekmek için klasik “deniz–kum–güneş” yaklaşımı yetmez. Yüzbinlerce Çinli’den bahsediyorsak onların tek tipte olmasını beklememiz yanlış olur. Zengini, ucuzcuyu, genci, bağımsız gezgini ayrı ayrı ele almak gerekir. Hepsinden önemlisi ulaşım kapasitesini artırmakla işe başlanması ve havayolları şirketlerini bu seferberliğe inandırmak. Ayrıca AVM’lerde, müzelerde, turistik noktalarda Çin ödeme sistemlerinin geçerliğinin olması, UnionPay gibi uygulamaların yaygınlaşması çok önemli. Çinliler Google gibi bazı önemli programları kullanmıyor, harita programlarında kendi ürünlerini tercih ediyor. Bu konuda çalışma yapmayı da unutmamak geriyor. Yani turizm açısından biraz da Çinlileşmemiz gerekiyor. Sadece Çinli turist sayısını artırmak yetmez Çinlilerin ülkemizde harcayacağı parayı da artırmaya çalışmalıyız. Unutmayalım Türkiye’nin avantajı: antik miras ve Çinlilerin bayıldığı Kapadokya, Pamukkale, Ayasofya, Topkapı, Efes gibi doğal ikonlar... İstanbul’da lüks alışveriş de cabası... Fotoğraf tutkunu Çinliler için ülkemiz adeta cennet. Tüm bu değerlerimizi paketleyip Çinlilere hedef kampanyalarla iyi tanıtırsak 2 milyon Çinli turist neden olmasın?