Utanç duyacağımız şeyler
Hep diyorum, bize bir vicdan devrimi lazım.
Torunlarımızın torunlarından utanmamamız için. Yavaşça ama zamanla gerçekleşiyor bu devrim.
Bir zamanlar “normal” kabul edilen şeyler birer birer tarihe karışıyor.
Çocukluğumda burunlarına halka takılıp zincirle bağlanan, oynatılan tutsak ayılar vardı.
Çok şükür, artık yoklar.
Ve bazı şeyler bazı yerlerde yok olmaya başladı. İsviçre, erkek civcivlerin topluca itlaf edilmesine son veriyor.
Yıllarca yumurta endüstrisinin görünmeyen karanlık yüzü olan bu uygulama artık kabul edilemez bulunuyor.
Çünkü verimlilik uğruna hayatın değersiz sayıldığı bir çağ kapanıyor.
Fransa okullarda hayvan bakımı derslerini müfredata alıyor.
Çocuklara matematik kadar empati de öğretilmesi gerektiğini fark eden bir sistem. Darısı başımıza diyorum. Belki de geleceğin en önemli becerisi bir canlıya zarar vermeden var olabilmek olacak.
Meksika yunus gösterilerini yasaklıyor. Alkış uğruna esaret devri bitiyor. İnsanların eğlenmesi için zeki ve özgür canlıların küçük havuzlara hapsedildiği o eski dünya yavaş yavaş kapanıyor.
İsveç’te köpekler “mal” değil, aile üyesi sayılıyor. Saatlerce yalnız bırakılmaları yasak. Çünkü sevgi, hukuki statüye dönüşmüş durumda.🙄