Berlin Film Festivali notları...
Bu yıl 76’ncısı düzenlenen Berlin Uluslararası Film Festivali için Berlin’deydim. Ne de olsa dünyanın önemli festivalinden biri bu festival! İşte size notlarım.
İngiliz-Amerikan yapımı “Queen at Sea” filminde yaşlılık meselesi bir kez daha sorgulanıyor.
“Queen at Sea”, Lance Hammer tarafından yazılan ve yönetilen 2026 yapımı bir drama.
Juliette Binoche, Tom Courtenay ve Anna Calder-Marshall’ın başrollerini paylaştığı filmde, annesinin demans hastalığıyla mücadele eden orta yaşlı bir kadının hikâyesi anlatılıyor. Berlinale Palast tamamıyla doluydu.
“Rose”, izlediğim en iyiler arasındaydı. 17. yüzyıl Almanyası... Yüzünde yara izi olan, asker kıyafetleri içindeki bir yabancının hikâyesi, bizi sinemaya yaklaştırdı.
Bu karakteri Sandra Hüller oynuyor. Umarım İstanbul Film Festivali bu filmi listesine almıştır.
“Kurtuluş”, Emin Alper’in Batman ve Mardin’de çekilen, yerinden edilmiş bir aşiretin hikâyesini anlatan bir film.
Herkesin merakla beklediği filmi Berlin izlemek anlamlıydı.
Salon doluydu, Berlin’de yaşayan Türkler, bu filmi yalnız bırakmadı.
Emin Alper’i “Tepenin Ardı” filmiyle tanımıştım, “Kurak Günler” için yapılan tartışmalarda da bir yere oturtamamıştım.
Bence mesaj iletmek konusunda kendine fazla güveniyor. “Kurtuluş” sanki diğer filmlerinin gerisinde yer alacak.
Gümüş Ayı’yı Emin Alper kazanmış olabilir ama bu filmi kendisinin en iyi filmi midir, bu tartışılır!
Amy Adams “At the Sea” filminde, dansçı bir karakteri oynuyor fakat bağımlılıkla mücadelesini seyirciye pek geçiremiyor, film boyunca ona çok inanmak istedim ama olmayınca olmuyor!
Ülkemizden Berlin’e gelen bazı sanatçılar, gazeteciler maalesef sadece ulusal sinemamıza ilgi gösteriyor. Keşke dünya sinemasının önemli seçkilerini de izleseler.
Sadece Berlin’de gözükmek, popüler birkaç film eleştirisi yazmak, sizi iyi bir sinemasever yapmaz!
Festival programında yer alan Alman-Türk yönetmen İlker Çatak’ın yeni filmi “Yellow Letters” (Sarı Zarflar), ana yarışma bölümünde dünya prömiyerini yaptı. Film, Altın Ayı için yarışacak 22 yapım arasında yer aldı.
Bu arada filme bilet bulmak kolay olmadı, festivalin son günü filmi izleyebileceğim.
Çatak’ın Altın Ayı’yı kazanmasına şaşırmadım çünkü kulislerde en çok konuşulan filmdi.🙄