SURİYE VE ORTADOĞU
Münih Konferansı’nın önemli konularıdan biri de elbette Suriye’ydi. Konferans sırasında Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Nureddin İsa’yı resmi olarak Haseke Valisi ilan eden kararnameyi imzalaması en dikkat çekici olaydı.
2026 yılının küresel tahminleri için gelin yine MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın rapordaki şu tespitlerini hatırlayalım:
“Savaş ve çatışmaların gölgesinde geçen 2025 yılı küresel norm ve değerlerin zedelendiği, mevcut uluslararası düzenin krizleri çözmede yetersiz kaldığı, stratejik dengelerin yeniden tanımlandığı, jeoekonomik dengelerin hızla değiştiği ve teknolojik gelişmelerin beraberinde getirdiği risklerin katlanarak arttığı bir yıl olmuştur. Dünya gündemini sarsan olaylara sahne olan 2026 yılının ilk günleri de önümüzdeki dönemin jeopolitik açıdan son derece belirsizliklerle dolu olacağına işaret etmektedir.”
Münih Güvenlik Konseyi, örnek olarak seçtiğim Hulusi Akar’ın ikili toplantılardaki şahsi görüşleri, NATO’nun geleceği ve MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın 2025-26 değerlendirmeleri birleştirilince ortaya böyle bir “küresel tablo” çıkıyor.
Görünen odur ki...
2026 yılı belirsizlik ve gerilimlerin artacağı bir yıl olacaktır.
“Savaş ihtimali”nin körüklediği haberler manşetlerdeki yerini koruyacaktır. Dahası ülke ekonomilerini iç kararları ve uygulamaları değil, gerilim dolu dış etkenler belirleyici olacaktır. (Altın dahil değerli madenlere dikkat)
Küresel güçler arasındaki tedarik zinciri savaşları artacaktır.
Sonuç olarak;
Münih Konferansı’ndan Baltık ve Kuzey Denizi NATO tatbikatlarına,
Oradan Afrika ve Asya’ya kadar,
Türkiye, “küresel takvim”in belirleyici bir gücü haline gelmiştir.