Eleştiri anonim cesaret değil, açık sorumluluk ister
ARADA kendimi sosyal medya detoksuna sokuyorum.
Sebebi basit.
Bazen yazılanlara, çizilenlere insanın tahammülü gerçekten azalıyor.
Oysa eleştiriye alışkın bir mesleğin içindeyim.
1994’ten bu yana her gün yazı yazıyorum. Gazete yöneticisi olarak önümden yüzlerce haber geçiyor. Haberleri kişisel duygularımızla değil, editoryal süzgeçten
geçirerek yayımlıyoruz.
Doğal olarak bazı haberler birilerini mutlu ediyor,
bazılarını rahatsız ediyor.
Eleştiri mi?
Başımızın üstünde
yeri var.
Ama sosyal medyada eleştiri çoğu zaman eleştiri olarak kalmıyor.
Bir noktadan sonra küfre, imaya, bazen hafif tehdide, çoğu zaman da saygısızlığa dönüşüyor.
Cevap vermeye çalışıyorsunuz.
Anlatıyorsunuz.
Açıklıyorsunuz.
Ama fark ediyorsunuz ki mesele anlamak değil; saldırmak.
Daha ilginci şu.
Bu paylaşımların büyük bölümü gerçek isimlerle yapılmıyor.
Takma adlar, sahte fotoğraflar, anonim hesaplar...
Adeta dijital bir adam asmaca oyunu.
Bir de gerçek hayatta tanıdıklarım var.
Gündelik yaşamda son derece nazik, ölçülü, hatta mahcup insanlar ama ekranın başına geçtiklerinde başka bir karaktere dönüşüyorlar.
Sanki kimliklerini vestiyere bırakıp sanal bir maskeyle konuşuyorlar.
İnsan, o mesajları yazan kişinin gerçekten o kişi olduğuna inanmakta zorlanıyor.
Tam da bu tartışmaların ortasında Adalet Bakanı Akın Gürlek’in sosyal medya için kimlik doğrulaması zorunluluğu açıklaması geldi.
Bakan Gürlek’e göre yeni düzenlemeyle sosyal medya hesaplarına girişte kimlik ve cep telefonu doğrulaması gerekecek.
Onun ifadesiyle; “Klavye delikanlılığı yapan bunu açık kimliğiyle yapacak.”
Düzenlemeye göre bir geçiş süreci olacak. Bu sürede kullanıcıların gerçek hesaplara geçmesi beklenecek; geçmeyen sahte hesaplar kapatılacak. Uygulama yurtdışındaki vatandaşları da kapsayacak ve pasaport doğrulaması da sistemin parçası olacak.
Sosyal medya bize sınırsız bir ifade alanı verdi.
Ama aynı zamanda sorumluluğu görünmez
hale getirdi.
Gerçek kimliğiyle eleştiri yapan insan tartışır.
Sahte kimlikle saldıran ise tartışmaz, sadece bağırır.
Bugün sosyal medya çoğu zaman bir fikir meydanından çok bir öfke boşaltma alanına dönüşmüş durumda.
Eğer insanlar söylediklerinin arkasında gerçek kimlikleriyle durmaya başlarsa, dijital tartışma kültürü de daha olgun bir zemine taşınabilir.
Çünkü eleştiri anonim cesaret değil, açık sorumluluk ister.