Punch sen bize ne yaptın böyle
Japonya’nın Ichikawa kentindeki bir hayvanat bahçesinde, önce annesi tarafından terk edilen sonra da konulduğu yeni kafesinde sürüsü tarafından dışlanan “Punch” isimli yavru maymunu ve de annesi gibi gördüğü peluş oyuncağını görmeyen, duymayan kalmadı sanırım. Sosyal medyanın gücü sayesinde tüm dünya; biz de dahil dertleri bir kenara bırakıp, oturmuş, Punch’ın terk edilmişliği, itilmişliği, yalnızlığı ve çaresizliğini konuşuyoruz. Bizden on binlerce kilometre uzaktaki 7 aylık bir maymunun bize ettiğine bakın! Önce nihilist penguen şimdi de Punch! Çoğumuzun içine ayna tutulmuş gibi... Neydi Punch’ın hikâyesinde bizi böylesi derinden etkileyen? İnsanın içindeki hangi karanlık köşelere tuttu ışığı dersiniz?
İNSAN OLMANIN TEMEL YARALARINA DOKUNDU: YOKSUNLUK VE YALNIZLIK
😑 Yalan yok! Hafta sonum Punch’a üzülmekle geçti. Temmuz sıcağında, küçücük bir kafeste doğan, annesi tarafından terk edildikten sonra bakıcıları tarafından büyütülen 7 aylık bir maymunun, annesi sandığı pelüş oyuncağa sarılması, öpmesi, sürüsü tarafından zorbalandığında, şefkatli bir kucak araması ve yeniden pelüş oyuncağına dönmesi, bakıcısı kafese girdiğinde, ayağına sarılıp, adeta “beni bırakma” bakışı atması, güven arayışı... Yaşadığı ağaçsız, beton zemin... Onu görmeye gelen “aç” insan sürüsünün, sosyal medyalarına koyabilmek için, büyük bir iştahla fotoğraf çekme yarışı... Ünlülerin Punch’ı kurtarmak için binlerce dolar teklif etmesi, ancak buna rağmen hayvanat bahçesi yetkililerinin yoğun ilginin etkisiyle yavru maymunun acısına “eğitim” demeleri.... Hepsi kocaman bir paket! Derinden sarstı beni ve bizleri...